Ada'dan Dönüş
Her Ada'dan dönüşümde Buruk , anlatılmaz bir hüzün dolar içime, Öyle bir çöker , öyle bir oturur ki yüreğime, Düğümlenir boğazım Yumruk yumruk olur yutkunamam. Vapurun ,denizi uyandırmak istemezmiş gibi , sessizce yarıştığı dalgaların yakamozu , içimi biraz daha burkar, Dalar giderim çocukluğuma yeniden . Dalgaların köpüklerine dalınca Gene ' balıklar çamaşır yıkıyor' diye mırıldanırım içimden. Aklıma gelir birinci mevki ikinci mevki yerler , o elimizde sakladığımız biletler, Hani birinci mevki ya , Yok yok ikinci mevki, Ya yanlış yere oturmuşsam... İşte Ada vapurları böyle geçer gider aklımdan. Ya asker bindiyse vapura Ya vatani görev şerefine erişmiş gençler varsa , İşte o zaman başka bir can gelir Vapurun sirenine Öyle bir düüüüüüüüdt duyar ki Adalılar , Herkes , orada olan , olmayan Hayırlı tezkereler diler,yolcu eder Ada' nın delikanlılarını. Ya gelinle damat geliyorsa, Kaptan el sallar , Coşkuyla karşılar, davet eder kaptan köşküne. Gelin kaptan olmuştur dümenin başında Bu defa siren öyle bir keyifle , öyle bir coşkuyla seslenir ki , Dalgalar bile bir başka köpürürür Deniz bir başka mavi olur. Sonra aniden bir ses: 'Taze çay , taze tost isteyen var mı? Hemen abime tavşan kanı bir çay' Dönerim gerçek dünyaya Ama daha da hüzünlü daha da buruk. Ben hep böyle olurum Ada dönüşü vapur yolculuklarımda. Eskiye gider tekrar dönerim yaşadığım zamana. Bilmem... Belki ondan belki bundan Ama hiç değişmez Hüzünlenirim ,sessiz derinden Yüreğimden çığlık atarcasına. Aynur Ateş Aydın 2018