Atatürkiye
Ölümünün 73.yılında yazıyorum bu satırları Atam. Aslında çok da ben yazıyorum sayılmaz. Öyle garip bir millet olmaya başladık ki neresinden baksa adını koyamıyor insan.
Bugün senin ölümünün 73. yılıydı ya İzmir'de anma törenleri vardı. Bir üniversite öğrencisini yalnızca başörtülü olduğu için alandan kovdular. En güzel cevabı o öğrenci kardeşimiz verdi yine:'O benim de Atatürk'üm.'
Sözüm ona adı 'Türkiye' olan gazetenin yazarı tam da bugün bak ne yazdı :' Şehirlerden köylere kadar Atatürk heykel ve büstleri herhalde 25 binden az değildir. 10 Kasım günü bu 25 bin noktaya çelenk konulmaktadır. Her çelenk asgari yüz lira olsa 2.5 milyon lira yapar. Bir deprem için bir kampanyada 50 bin lira toplandığında ne kadar seviniyoruz. O 2.5 milyon lira ne çok işler görür.' Buyurdu kendileri. Aynı hassasiyeti göremedik kendisinde Millet vekillerine yaklaşık 3.000 lira fazla ödendiği ortaya çıktığında.
1923 yılında demiştin ya hani; 'Bizim dinimiz en mâkul ve en tabiî bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lâzımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.' Diye. Keşke seni anlayabilseydi o genç kızı kovan kişi ve heykellerinle ve çelenkle ince hesaplar yapan köşe yazarı.
Tam da 9 Kasım Akşamı Van'da ikinci depremi yaşadık. Kurban Bayramı'nın son gününde 'Bayram' otelde kurban ettik vatandaşlarımızı. Kurban Bayramının anlamına yakıştı sanırım. Kendi vatanında 8.9'luk depremde hayatta kalmayı başaran Japon doktoru 'başarı nasıl olurmuş gör bak dercesine' 5.6 şiddetindeki depremde kaybetmeyi başardık. Vatandaşımıza mezar olan diğer otelin adı da 'Aslan' oteliydi; ne kadar da güven verici değil mi?
Yıl 1923 hani sana gelip: "paşam milletvekilleri zam istiyor" Demişlerdi sen de "Öğretmen maaşını geçmesin' demiştin ya. Ebediyete intikal ettiğin günden 14 gün sonra 'Öğretmenler Günü' var ve bugün öğretmen maaşları ile hizmetli maaşları eşit, hatta hizmetliler daha çok maaş alıyor. Elbette ki onlar da emeklerinin karşılığını fazlasıyla alsınlar. Ancak bilmem sen ne düşünürsün:'Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak sizlersiniz' dediğin insanların haline.
Bu arada Kasımın başında dünya dürüstlük sıralaması açıklandı. Biz 19'uncu sıradayız. Sence de hala 'övünmeli ve güvenmeli' miyiz?
13 yaşındaki N.Ç. ye tam 26 kişi tecavüz etti. Hem de çoğu devlet personeli.İçlerinde muhtardan Ziraat Odası Başkanına, öğretmenden Jandarma Yüzbaşı'ya kadar bir çok meslek grubundan sözüm ona 'insan'! var. Sen 'Bütün Ümidim Gençliktedir.' Diyordun ya o gençlikte ümit falan bırakmadılar. Ayaklar altına aldılar insanlığımızı.'Damarlarımızdaki asil kan'dan şüphe ettirir hale getirdiler.
Çok hassastık bedelli askerlik konusunda. Şehitlerin olduğu bir ortamda konuşmuyorduk. Ama enteresandır ki 24 şehit verdikten sonra bedelli askerliği konuşmaya başladık. Anlamadım yani 'Çanakkale'de bedelini kanla ödedik' çok şeyin ama şimdi o gençlerin kanları bedelsiz mi dökülecek toprağa? Oysa sen ne demiştin Çanakkale'de toprağa düşen Anzak askerlerinin analarına' uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! gözyaşlarınızı dindiriniz. evlatlarınız bizim bağrımızdadır. huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim de evlatlarımız olmuşlardır.' Deyip onlara sahip çıkmıştın ya biz sanırım kendi evlatlarımızı bağrımıza basamıyoruz.
Aslında bugün sana methiyeler dizmeliydim. Beylik cümleler kurmalıydım. Ama yazdıkça anladım ki sana ihtiyacımız var; tam 73 yıldır.