Cemal Süreya'ya Dair
Bendeki Cemal Süreya hayranlığı üniversite öncesine, lisenin son dönemlerine kadar gider. Üniversitede şiirlerini okuduğum bu "Cins Şair"in hayatını okuma fırsatını da bu yıllarda elde etmişimdir. Şu bir gerçek ki birçok değerli sanatçımızın Cemal Süreya'nınki kadar detaylı bir biyografisi bulunmamaktadır. (keşke olsaydı)
Şairin hayatını tüm detaylarıyla, onun sözlerine ya da farklı kişilerle yaptığı röportajlara dayandıran bu yazılar Feyza Perinçek ve Nursel Duruel'e ait. Bu iki değerli insan araştırmalarını ve kendi anılarını "Şairin Hayatı Şiire Dahil" adlı kitapta toplamışlar.Bense bu güzel kitabı gözlerim dolarak bitirmiştim hiç unutmuyorum.
Neyse sadede gelmeli. Kitapta, kitabı okumayan birçok insanın bilmediği türlü olay var tabii. Cemal Süreya'nın bazı şiirlerin hikayeleri bu kitapta gizli dostlar. Bugüne değin edinmediyseniz almalı, okumalı üstadın hayatına dair pek çok şeyi keşfetmelisiniz. Kendi kitaplarında yer almayan bir sürü şiirine de ulaşabilirsiniz bu kitapta. Bu yazının yazılma amacı da böyle şiirlerden biri tabii.
Bu yazımda bu kitapta geçen ve öğrendiğinizde "Vay be öyle miymiş?" diyebileceğiniz birkaç olaya değineceğim.
Orta okuldan bu yana Seniha adındaki bir kıza aşık olan üstad ilk evliliğini de Seniha Hanım'la gerçekleştirir. O yıllarda Ankara Siyasal Bilimler Fakültesi'nde eğitim gören Süreya, biricik aşkı Seniha ile nişanlanmayı aklına koymuştur:
..."Şairin babası Hüseyin Bey'in kaygıları vardır. Seniha'nın evin geçimine katkıda bulunabilecek bir işi yoktur; üstelik ailesi de yoksuldur. Bunu söylediğinde Cemal Süraya'nın tepkisi ağır olur. "Biz yoksul değil miyiz baba!"der ve ilk kez, babasına isyan edercesine çatalını gürültüyle masaya bırakır, çıkar gider.
Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum Yıkadılar aldılar götürdüler Babamdan ummazdım bunu kör oldum Siz hiç hamama gittiniz mi? Ben gittim lambanın biri söndü Gözümün biri söndü kör oldum .....
1953'üm 23 Kasım'ında nikah kıyılır. Cemal Süraya'nın ailesinden tek kişi yoktur...
Canından çok sevdiği insan Seniha ile evlenmiştir Cemal Süreya. Evliliklerinin ilk dönemleri Süreya'nın okulu yüzünden ayrı geçer. İşte o dönemi çok güzel anlatan bir şiir
Ben Seniha Seber Ben Cemal Seber Ben seni severim Ben de seni Ben soba yaktım Ben tavukları hatırladım Bulutlar güzel oluyor Beyaz da oluyor Benim gözlerim var Benim mercimeğim var Gözlerim iki tane Mercimekler yaşasın Ve yıldızlar Senin yıldızların Ve şiirler Benim şiirlerim Ve sen Evet ben Sen Ben Niçin Niçin Niçin mi Biz İkimiz Dünyada Bir taneyiz Pour toi mon amour Joi achete des fleurs Biz Cemal ve Seniha Seber Ve yaşamak tomur tomur dallarda .................
Evet gördüğünüz gibi Süreya sevdiği kadına böylesine hasrettir. Babasına sırt dönecek kadar...
İlgimi çeken bu güzel hikayenin sonu oldu elbette dilerseniz bitirelim:
Cemal Süreya, Seniha Hanımı; onu üzdüğü günlerin ardından kaderin cilvesiyle mürekkep akıtan kalemine bakıp "Onu üzdüm ya, dolmakalem bile ağlıyor" diyecek kadar sevmiş olmasına rağmen gel-gitleri çok olan bir insandır. Zaman zaman neşesine diyecek yokken; zaman zaman şiddete varan öfkesiyle evliliği çekilmez hale getirmiştir. Bir keresinde yeşil zeytinli börek istediği Seniha'sının "peynirliden başka börek bilmem ki" lafına çok sinirlenmiş ve tokatı Seniha'nın yüzünde patlatmıştır üstad. Buna benzer durumların çoğalması ve şairin çalkantılı bir denizde oradan oraya sallanan bir tekne misali dengesiz oluşu bu evliliği bitirmiştir. Oysa Balzamin'idir Seniha Hanım şairin. Orta okul sıralarında kırmızı mürekkeple adına ilk şiirleri karaladığı kadındır. Evliliğinin ardından 4 farklı evlilik daha yapan sanatçı aradığı mutluluğu bulabilmiş midir acaba?
Balzamin'le bitirelim:
sen el kadar bir kadınsındır sabahlara kadar beyaz ve kirpikli bazı ağaçlara kapı komşu bazı çiçeklerin andırdığı iş bu kadarla bitse iyi bir insan edinmişsindir kendine bir şarkı edinmişsindir, bir umut güzelsindir de oldukça, çocuksundur da saçlarınla beraber penceredeyken besbelli arandığından haberli gemiler eskirken, deniz eskirken limanda sevgili Gönder