Ceset Kokuyor İçim
İçim ceset kokuyor bu gece...Bir ölü daha kalkıyor mezarından bin düşünceyle başbaşa bırakıyor beni.Yok edebildiğim kadar çoğalıyor ve yavaş yavaş ete kemiğe bürünüyor...Soluklarıma ortak olup gözyaşlarımı ele geçiriyor...İçimden çıkan bir yabancının gözleriyle döküyorum yaşlarımı içime o, sırılsıklam oluyor.Islandıkça da daha bir serpiliyor...Bir çiçek gibi...Ama benim içim ceset kokuyor.Ellerim sakallarımda kendimi izliyorum...Aynasız duvarlara bakarak...Köşe kapmaca oynuyorum onunla sabahı kovalıyorum ama köşeler kapkaranlık...Kollarına bırakıyorum kendimi bir köşeye siniyorum...Ama dedim ya köşeler karanlık...Ve hala ceset kokuyor içim...Cennetten mi kovuldu yoksa cehennem isyancısı mı bilmiyorum ama bir çukurdan firari...Her cümlesinde başka bir felsefe, cümlesine sövüyor....Hakikatse istediğin karanlığa bırak ruhunu diyor...Gün yavaş yavaş ağarıyor...Ve o, çukuru boş bırakarak arkasındaki güneşe süzülerek giderken yine aynı sesler çınlıyor kulaklarımda ''Hakikatse istediğin karanlığa bırak ruhunu''....Ama içim hala ceset kokuyor...