Herkes Bir Gün Ağlar
her bitişin yeni bir başlangıcı olmasına rağmen her başlangıcında bir sonu vardır... insan bunu bilerek ne kadar soluk alıp verebilir, ne kadar ne olursa olsun o hüznün aslında bitiş mi başlangıç mı olduğunu anlamadan yaşayabilir ve her yeni başlangıcın ardından hıçkırarak ağlayabilir?önce ağlamayı bilmesi gerekir.ağlamak:ruhun bedenden akmasıdır.ne kadar dayanabilir bu can çekişmeye?hayatın sessizce ceketini alıp çekip gitmesine?... en önemlisi asla anlayamaz yeni bir bitiş mi yoksa başlangıç mı olduğunu.bilmediği için ağlar belkide...yada bildiği için..... hiç birimiz bilmesekde bittiğine ağlamayız aslında.ağladığımız şey:her aradığımızda telefonu suratımıza kapattığında,umursamadığında,o değil onunla yaşadıklarınız doldurur gözlerinizi,sizi hiç sevmemesi acıtmaz canınızı,canınızı acıtan:mesajların hiç birine cevap vermemesi,sizi artık yok saymasıdır,o sizi sevmezken sizin seviyor sanmanız ve herşey bittiğinde,bunları anlamanın çok geç olduğunu fark ettiğinizde...yani herşey bittiğinde,sizin yeni bir bitiş için uğraştığınızda ,sağar olmadığı halde sizi duymadığında dolar gözleriniz ve herşeyin onda bitişini,hayatında bitişi olduğunu anladığınızda ağlarsınız... ama bu öyle ağlamak değil,ruhunuzun dökülmesidir yanaklarınıza doğru akıp gitmesidir ve hayatın bitişine geldiğiniz an... sizi sevenlerin yıldızlara doğru el sallamasıdır,birgün ağlamayı bekleyerek,bitişin başlangıcını bekleyerek...