Hükümsüzlük
Son sözcükler vardır hayatta keşkeli beton bloklarının altında kalmış...İşte böyle yığınlaşmış ;ezik, dile mandal vuran kelimelerin hücuma geçtiği duygu seli anlar, Boğaz'da coşkun bir sandal sefasında, bir hıçkırıkla haykırıveren inci tanesinden değerli bir kolye gibi sıralanmış cümlelerin vuslata serzenişiyle başlar bu hikaye; kalemle sızılı bir yüreğin sevişme anıdır bu; olay mahali bir çarşaf gibi serilmiş kağıttır. Şahitler ifadeleri alınamadan kaçıveren korkak harfler, sonuç; faile hükümsüzlük...Mağdura mahkumiyet... Kalbimin bir yanı seni isterken her şeyden çok, öbür yanı kırgınlığıyla kanat açıyor senden uzağa... İnsana sadece insan olduğunu hatırlatan, hatırlayanlar vardır nadir de olsa tüm ömründe, sadece insan ... Bir kadın, sevgili, arkadaş değil, sadece insan..Ruhu ve kalbi bedeninden sıyrılmış bir insan. Saygınlığını buradan alan Yaradan'ın üflediği nefesle nurlanmış bir yürek sahibi insan...
İnsana bunu hatırlatma amacı gütmeden tüm hoyratlığımla inadına karşısında durduğum hayat denilen dönme dolapta, militan gibi çarpışarak aldığım kapanmayan yaralara bakmadan, yaşadığımı yaşattığım; hüs-nü zan vaktiyle yaşadığım, var olduğum, insan olduğum an...
1-2-3-4-5 ....... ve daha kaç kez insan olmayı reddedip savaşacaksın, insan olabilme çabanla? Galip kim? Malup kim? Sen mi ? Ben mi? Hayat mı?... Ya gel tut ucundan, Ya git atla uçurumdan Peki başarmak ne ? Sorun çözüp üstesinden gelebilmek mi ya da aldırmadan kalabilmek mi ? Yetmez mi oysa en azından sorunu çözmek için çaba sarfetmeye başlamak. Yusuf'u kuyuya atıran bu değil mi hayra yorulan müjdeli bir rüyayla insanlıktan çıkaran on kardeşin yaptığı... Tebrizli Şemsi Sadık'ı aşkın yoluna vurduran ne ola ki ? Rumi'nin yüreğini böyle yakan, şekerlikteki zehri şeker niyetine içiren de mi bu? Ali'ye derdini söyletmeyip kuyulara haykırtan, o derdini taşıyamayıp çağlayan kuyudan taşan su ile yeşeren kamışa ney deyip inleten. Hayat sırrına mazhar olma derdinde ki ademilere , eren gönüllerin kapısından ruha değen sözler mi dinletmeli yahutta o gönüle göz mü, göze görebilme meziyetini dilemeli...