İstanbul'da
İSTANBUL'DA 1-
Kış yok kıyamet yok ortalıkta Yaz desen ha geldi ha gelecek Her şey var! Hiçbir şey yok aslında ....................................İstanbul'da Her şeyde hasretlik .........Her şeyde hasretlik İstanbul Buz kalıplarıyla gelen balıklar İstanbul'da kızgın yağda yüzer Bir sandalın içinde ................Eminönü'nde Adres sorar birileri birbirine .......... Genelde hastane adresleri Olta yutmuş balık gibi şaşkın olur ............................Bu tip insanlar Genç kadın; İnmekte zorluk çekiyor Aşınmış merdivenleri Kafası damdazlak ...........Fizyo terapiden çıkmış Yanı başında hayatından bıkmış bir erkek Tabureye oturttu kadını Bir balık aldı kendine Bir balık aldı kanserli kadınına Balık ayranlar içinde yüzerken ağzının ......................Diline kılçık attı kadının
2-
Bir başka yönden, başka basamaklardan aşağı Hayatından bezmiş bir kadının kollarında Yeni yürüyen bebek gibi Yürümeye çalışıyordu genç adam eli değnekli Boynunda korse, elinde kocaman bir torba Torbada boynunun 10 yıllık ameliyat filmleri Bir balıkta adamın canı çekti Bir balıkta kadının Durumuna göre cebinin İki kişiye bir balık aldı Balık yarım oldu öldü .....................Tadı dişlerinin dibinde kaldı
3-
Balıklar daha canlı daha da temiz dururlar Vitrinlerinde meyhanelerin Yanında bir demet yeşil maydanoz Tabaklarda yüzerek varırlar İçki masalarına ...........Marmara öldürüldükten bu yana .............Balıkların da tadı yok İstanbul'da İstanbul'da av yok avcı yok ortalıkta Vuran çok... vurulan daha da çok Kışı yok yazı yok .........................Vurulan daha da çok
4-
Bunlar son türleri belki de Ala ala yelek giydirilmiş gibi Ayakları kanda yürümüş gibi Gagası kan kırmızı Başı aşağı dururlar dükkanlarda ............................Keklikler şimdi
5-
Tavşan dağa küsmüş İstanbul; Ne Fatih Sultana ......................Ne hiç kimseye İstanbul kendi kendine küsmüş Taze karın üstünde Kaç saat, kaç dakika kalır ayak izleri Kar dedim de! Kar mı var ki şimdi İzler takip edildiğinde İt izi kurt izine karışmış ........................Zaten İstanbul'da
6-
Tilkiler hep var Bir karında kırk tilki dolaşan tilkiler Tavukların kümesine aç girip girip Tavuk kümesinden smokinli kaçan tilkiler Şimdi kürkçü dükkanlarında sıralı İçleri de bir yaralı bir yaralı Üstatlarının önünde Kurnazlıkları yüz aşağı Yağlı müşterilerine kavuşmak isterler ..............Baş aşağı baş aşağı İstanbul'da
7-
Erzurum'dan, Kars'tan, Van'dan Kamyon kamyon vagon vagon tıkış tıkış Gelen dana tosun Sağ salim ...........İstanbul'a ayak bastılar hamdolsun Tıkındığı çadırlarda ağırlandı Yani, yeni sahibi olacak o papaz ................Kendisinden sevap alacaktı Müşterilerin kulak tutmalarından Ağzını ayırı ayırı dişine yaşına bakmalarından .....................................Bıktı boğa İpini kopardı boğa Allah yarattı demedi Eli değneklilere daldı boğa Eli bıçaklılar peşinden koştu Eli satırlılar çembere aldı Eli kanlı bıçaklıları gördü azdı boğa Yolunu kesen kamyonları da geçti ..........................Kuduran boğa Bir bölük keskin nişancı mevzilendi Boğa sanki azılı bir teröristti Etrafı heyecanla bakan öküzlerle çevriliydi Üzerine üzerine jarjörler boşalttılar Kırk göze kırk kan pınarı açtılar bedenine ....................Daha o da yetmedi dur hele Kafayı gövdesinden ayırdılar Postunun kavgasını ettiler Türk hava kurumu ve dinciler Bıçaklar bilenerek sırım sırım dilinerek Her köşe başında ateşlere konuldular Yine Erzurumlusuna, Karslısına, Vanlısına Yarım ekmek arası döner döner sunuldular Cebimize dokunan ................. Azgın boğamıydı İstanbul'da
8-
Hangi birini sayayım Ne yoktur ki İstanbul'da Nane kekik, kayısı vişne suları raflarda Sokaklarda çeşmeler şatafatlı Açarsın suyu akmaz, kornaları yalancı Suyu sorarsan poşetlenmişler şaşal şaşal ....................................Şaşırmadan al Reklamlarına bakarsan İçinde Anadolu var Nereden bileceksin içinde artezyen mi var Sanki bu millet .........Her şeye susamış davar İstanbul'da
9-
İstanbul'da daha çok Kuzular kurban ediliyor Rakı şişelerine kanları kızıl şarap gibi Yayladan yeni gelmiş kar gibi beyaz tenleri Atılıyorlar yeşillenen dolarlı ellerin altına Arap dölü, Alman dazlağı, Amerikan piçi .................Gayrı her ne çıktıysa bahtına Kızlar reçete reçete Yazılmış haplar gibi yutuluyor Bar köşelerinde, her köşede Otobüs otobüs terminallerden Köreltilmiş umutlarıyla akıyor Anadolu .................................İstanbul'a
10-
Yürüyorsun gidiyorsun Her adımını bir bilinmeze atıyorsun Kaç kişi atladı boğaz köprüsünden Kaç kişi kendini asmış avizenin ışığına Kaç kişi kendi bacısını kesmişte Namusunu temizlemiş bir güzel Şu intiharlar bir anlamda iyi Hiç olmazsa o her kişinin kendi seçimi Ya vurulup düşmek maganda kurşunuyla .........Balkonda ekmeğinin aşının üstüne Ya satanistlerin eline düşüp .............İşleri bitince şeytana kurban edilmek
11-
Ya vurulmak şahin bulutların kanatlarında Dans ederek uçup giderken yıldıza yıldız Alayı yıldız alayı şahin alayı düğüncü Gece bir yarısı, gerdek gecesi Kayıpta düşmek gelinin ellerinden Kurşunlanması sevginin aşkın En görkemli düğünün kana bulanması Bütün hayatların darmaduman kılınması Bir hiç yüzünden kana bulanması Kana bulanması İstanbul'da .........................İstanbul'un