Karanlık
Güzü hüzne yazdım, hüznü hecelere çevirdim. Karanlığa seni anlattı gözlerim. Gözyaşlarıma sesini dinlettim. Beni sen yapan herşeyi anlattım geceye. Azıcakta olsa yüreğimdeki sensizliği alsın diye. Sözcükler çıkmıyor ağzımdan. Sensizliğin acısı dilimi bırakmıyor. Kerpeten misali kapatıyor yüreğimi, kıstırıyor. Ruhumun sensizlik acısını içime kilitliyorum. Fırtınalar, rüzgarlar, yağmurlar savaş veriyor kilide karşı. Kan revan yüreğimin içi ama nafile açamıyorum kilidi. Oysaki geceye haykırmak istedim içimdeki sensizlik acısını. Hain bir düşman gibi karşımda duran aya haykırmak. Ayı pohpohlarcasına dans eden yıldızlara haykırmak istedim. Aslında onların bir suçu yok. Seninleyken, sen benken de vardı onlar. O zaman ihtişamlarıyla göz kamaştırıyorlardı. Şimdi nasılda düşman oldular. Tek suçlu karanlık. Beni sensiz bırakan bu alengirli karanlık. Beni feryat figan ettiren karanlık. Niye mi? Çünkü sen yoksun bende. Çünkü tenin, nefesin yok bende. Sadece kocaman ve soğuk karanlık var.