Keman Teliyle Asılı Kaldım
Neyi betimliyoruz ki? Bir avuç umudu bile gözlerimiz tavanda bekliyoruz umutsuzca, biz Latince seviyoruz o Arapça anlıyor. Şansımız biraz olsun varsa eğer o da bizi seviyor, farklı dillerde de olsa, biteceğini bilsek bile bu aşkın girizgâhına tebessüm edip kabulleniyor sargılı yüreklerimiz... Ve bir lotu kokusudur sarıyor etrafı tutarsızca, tutarsızca düğümleniyor tüm gerçekler yalanların kuyruğunca. Kuyruğunca ve kurgusuzca seviyoruz hayalimizdeki bedenleri. Evet ya umudu bekliyoruz umutsuzca ve yine bir lotus kokusu bu sefer nasıl oluyorsa güneyden geliyor. Ve bir şair kesiyor yazarın sözünü ve aynen ;
Kıyamadım Doyamamışlığımı sana demeye Bedduaya kem söze dilim varmadı Mektupsuz kodum diye gücenmedim aslında İki tel göndersen gülerdim herkeslere Kıyamadım işte kıyamadım saçlarını Uzatıp da şöyle bi göğsümü gere gere ellemeye
Mehmet Fatih Oflaz
Ve bir şair daha kesecekti ki sözünü izin vermeden devam etti duygularını kusmaya yazar. Yılların biriktirdiği o duyguları kusuyordu size yüreğinizi kirletiyordu, durgunlaştırıyordu beklide kim bilir... Ani bir ölüm sendromu yaşayarak gidecekti beklide. 'Aklın afetidir heves' diyordu az önce sözünü kesmeye çalışan şair öyle başlayacaktı şiirine. Ve keman teliyle asıldım kaldım orta yerde tek vasiyet: acımayın be-de-li-me...