Orkestra
This piece was featured as the selection of the day on 17.09.2017.
Bugün başka şeyler yazmak istedim. O tanıdık şehrin başka sokaklarında dolaşmak gibiydi. Kelimeler yine benim , yine öksüz, yine yaralı... Ama dile gelişleri başkaydı. Bir senfoni orkestrası hayal ettim odamda. Piyanonun tuşlarında gizlenmiş o şarkıları dinlerken kemanın tellerinden acı dolu bir inilti işittim. Derken yan flüt huzur dolu sesiyle teselli etti onu. Hadi neşemize bakalım dercesine yükseldi davulun sesi. Ve yine bir tezat; saksafon feryat etti acı dolu...
Her gün içimde yaşatıyorum ben bu orkestrayı. Her yeni güne başka bir şarkıyla uyanıyorum. Her hareketime, her adımıma, her nefesime hatta her düşünceme bir nota. Bazen benim notalarım oluyor bunlar, bazen bir başkasının. Şarkı neşelenip hareketlendiğinde bir suçluluk duygusu sıkıştırıyor insanı. Nedeni açık; herkese aynı şarkı çalmıyor bu hayatta. Kimininkinde keman hep ön planda inliyor, saksafon feryatlarıyla destekliyor; kimininkinde davuluyla zurnasıyla vur patlasın çal oynasın. Ee bir de bizim gibi arada kalıp her notadan bir parça tadanlar var. Bu büyük bir şans aslında. Herkesi anlayabilmek, her sesi duyabilmek, her hissi iliklerine kadar yakalayıp özümsemek... Insanlığın özü bu şarkılarda gizli. Marifet başkalarının şarkılarını dinleyip, kendi içinde çalabilmek. Yaralı bir hayvan gördüğünde kemanı işitemiyorsa kişi,arkadaşının başarısı şerefine piyano çaldıramıyorsa, açlıktan ölenler için feryat etmiyorsa saksafonu neye yarar ki yaşaması...
İçinizdeki şarkıları dinleyin. Kimileri buna vicdan diyor. Bu büyük ve büyülü bir orkestra. İnsanlık için çalıyor ve şefi sizsiniz. İzin verin yaşayan her canlı için bir parça çalsın. Çalsın ki taştan topraktan bir farkınız olsun. Çalsın ki bu dünyada huzur olsun. Çalsın ki hayatınızın bir anlamı olsun...