Özne Sizsiniz
Bir gün tartışıyorsun kendi içinde belirsizlik yaşıyorsun. Sonra sinirlerin geriliyor beynin küçülüyor sanki daha az oksijen alıyorsun. Mantık kayboluyor yavaş yavaş tıpkı şeytanın bir ruhu tutsak alması gibi... Bazen sende yaşarsın bu karmaşayı kimi zaman bir dostunla kimi zaman sevgilinle ama mutlaka ikileme düştüğün oluyordur. Kendini kandırmak kötüdür. Kime göre kötüdür. Bazen iyi geliyor insana bunu sende biliyorsun. Hani laf ebeleri vardır. Asla kendileri uygulamazlar ama sürekli filozof gibi konuşan tiplerden bahsediyorum. Zaten beceriksiz oldukları için çok konuşurlar. Sen hiç çok konuşan becerikli insan gördün mü?
İki satır okuyup sana koca bir hikaye çıkaran insanlardan bahsediyorum. Yararlı yararsız dinlersin dimi. Bazen kulak ardı edersin. Hatta içinden ne diyor bu sersem dersin. Bazen içten içe gülersin. Ama asla belli etmezsin. Ahlaklı çocuksun sen sadece dinlersin. Basma tulumba hesabı bazen kafa sallarsın. Karşında çakma bir filozof sende onun mühürü gibisindir. Hayat bu kadar aciz insanları sana dinletiyor ve sen sadece onaylıyorsun. Sen kendine mi gülüyorsun yoksa karşındakine mi?
Bazende hiççiler vardır. Etliye sütlüye karışmayan tiplar hani. Sende bilirsin onları. Kimbilir belki sende onlardansındır. Aman ya banane Ali den Veli den ben aldığım paraya bakarım dersin. Peki Ali ile yüzyüze gelince ne dersin. Bence yüzüne banane senin aldığın paradan ben kendi parama bakarım arkadaş diyemezsin... Ama en azından ben yazıdıklarımın altına adımı yazacak kadar cesurum ve adamım da diyebilirsin. Bu yüzyılda bu erdem sayılıyor.
Ben daha yolun başında olanlardanım. Yaşım sadece yirmi bir ama içimin şimdiden kokuşmaya başladığını hissediyorum. Sizce de milenyum = kokuşan insanlar mı?