Yanlış Kullanım Hakkımız Yok
Kendimizi bilme ve daha iyi olma yolunda yapacağımız en uzun yolculuk, iç dünyamıza yaptığımız yolculuktur, ölene kadar bitmez.
Bu yolculukta birçok kişi hayatın anlamını ve gerçek amacını bulmak için felsefi ve manevi kavramlar üzerinde yoğunlaşarak, kendine sorular sorar.
İnsanın varoluş amacını sorgulaması yüzyıllar öncesinde başlamıştı ve hala da devam etmektedir.
Ben kimim? Ben neden buradayım? Nasıl bir insanım? Bardağın dolu kısmına mı yoksa boş kısmına mı bakıyorum?
Bu sorular artarak devam ederken, yanıtlarını buldukça hayata bakış açımızda değişir.
Bardağın yarısı boş mu dolu mu diye düşünürken bir de bakmışızdır ki bardak elimizden düşüp kırılmış . En iyisi mi biz hayatı bekletmeden kafaya dikip içelim. Çünkü yaşam çok kısa...
Yaşamak verileni sonuna kadar doğru kullanmaktır. Yanlış kullanımda bir hakkımız daha olmayacaktır.
Karmaşa ile kuşatılmış bir dünyada, yaşadığımız hayal kırıklıklarını sürekli düşünerek, hayatı kendimize zehir etmek yerine, yaşanalardan ders çıkarmak daha akılcı bir davranıştır. Bu da ancak düşünerek, sorgulayarak, deneyerek ve öğrenerek mümkündür.
Kendimize giden yol yaşadıklarımızdan geçer.
senin için neyin hiçbir şey neyin her şey olduğunu anladığında sen sen oluyorsun