Yaş Aldıkça
This piece was featured as the selection of the day on 30.03.2013.
Yaşlandığımı ya da en uygun ifade ile olgunlaştığımı en iyi; boyu benim kadar ya da beni geçmiş yetişkin insanların bana 'abla' diye hitap ettiklerinde anlıyorum.Kaç yaşındasın diye sorduğumda verdikleri cevap normal zamana göre benim yaşımdan 10-15 yıl eksik olsa da, beynimde çizdiğim zaman cetveline baktığımda ben o yaşları henüz birkaç yıl önce okşayarak geçmişim. Şimdiki yaşım ne kadar uzaktı bir zamanlar. Hiç bir zaman gelmeyecek gibi. Şimdi elimden tutmuş beni diğer ulaşması imkansız gördüğüm yaşlarıma hazırlıyor.
Yaşamın bize sundukları ya da sunacaklarının sadece bizim izin verdiklerimizle alakalı olduğunu öğrendim yaşadığım yıllarda. Burada bahsettiğim özgür iradesi ile yaşayabilen, seçimlerini kendi yapabilen şanslı insanlar için.Geçmişe dönüyorum da arada, beni inciten insanları olayları düşünüyorum: Aslında bizi inciten kendimizden başkası değilmiş, ben artık buna inanıyorum.
Hayatta başarılı olmak, mutlu olmak, hepsi göreceli kavramlarmış. Mutluluk anlıktır zamanın büyüklüğü karşısında. Ama göreceli olmayan ya da ana sığmayan tek mutluluk kendimizin ve ailemizin sağlığı değil midir? Söylüyorum ama farkında mıyım bunun? Ya da farkında mıyız?
Sağlıktan sonra en büyük mutluluk ne diye sorarsanız düşünmeden doğru eş seçimi derim. Bana kader-kısmet demeyin şimdi. Allah akıl vermiş, kısmetse karşınıza çıkarmış. Seçmek, farkına varmak, değerini bilmek, sımsıkı yakalayıp bırakmamak ise aklınızın yani sizin elinizde. Başta boşuna demedim; yazım özgür iradesi ile seçimlerini yapabilen şanslı insanlara diye.
Yazdığım birkaç dize ile noktalamak istiyorum düşüncelerimi.
Sabah uyandığında ilk gördüğün sevdiğinin sana sevgiyle bakan bir çift gözüyse onun dokunuşları ve öpücükleriyse güne merhaba dedirten
Ya da sağlığın yerinde hastane kapılarında sürünmüyorsan sen ve de sevdiğin insanlar
Veya doyuyorsa karnın insan gibi yaşayabiliyorsan zengince savuramasan da
Tanrı'ya şükretmeyi bileceksin her nefes alışında!