yaşanmışlıklar
belki de insanı ileriye taşıyan en güzel deneyimlerin olduğu duygudur. geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp kaldığımız zamanlarda, yaşanmış ve henüz yaşanmamış arasında kaldığımızda, tam da ortasında bulunduğumuz yer bize korkunç mu geliyordu? halbuki gerçekliğin ortasında duruyorduk ve olmamız gereken yerdeydik ama bunu anlamlandıramıyorduk. yaşanmışlıkları severim, insana çok şey katıyor. yaşadıklarımız bizim tek gerçeğimiz, ortasında bulunduğumuz yer gibi. her birimizin yaşanmışlığı vardır. bize verilen bu yaşanmışlıklardan ne yapacağımız önemli. mesela, yaşanmışlıkların bulunduğu eski bir fotoğrafı yalnızca çerçeve içerisine koyup duvara asmamız yeterli gelebilir mi? onlarca alternatif varken neden sadece duvar süsü olarak kalmasını isteriz ki. fotoğrafın arkasını çevirip kelimelerimi o fotoğrafa hediye ederdim. belki onu bir blog sayfasında yazı yazarken, farklı bir yaşanmışlık yaşayabilmesi adına cümlelerimle etrafını çevrelerdim.