Neyzen Tevfik'in Hayatı ve Eserleri

— min. okuma: 5-6 dakika
Neyzen Tevfik'in Hayatı ve Eserleri

Tevfik Kolaylı, ya da yaygın bilinen adıyla Neyzen Tevfik. Taşlamalarıyla tanınan Türk neyzen ve şair, yazar.

Doğum tarihi ve yeri: 24 Mart 1879, Bodrum

Ölüm tarihi ve yeri: 28 Ocak 1953, İstanbul

1- Neyzen Tevfik'in Hayatı

Asıl adı Tevfik Kolaylı olan Neyzen 24 Mart 1879’da Bodrum’da doğmuştur.Rüştiye Mektebi muallimi olan Hasan Fehmi Bey ile Emine hanımın oğludur.Babasının görevli bulunduğu Urla kasabasında tanıştığı usta bir neyzen olan Berber Kâzım'dan ney dersleri almaya başlar ve o günlerde ilk sara nöbetini geçirir.O dönem okulu bırakmak zorunda kalan Neyzen'i babası daha sonra yatılı olarak İzmir İdadisi”ne yazdırsa da sara nöbetlerinin yeniden başlaması ile okulu tamamen bırakan şair, ney’e duyduğu derin sevgiyle İzmir Mevlevihanesi’ne girer.

Şair, Tokadizade Şekip, Tevfik Nevzat, Ruhi Baba, ve Şair Eşref gibi pek çok ünlü isimle tanışır ve onlardan Türkçe'nin yanı sıra Arapça ve Farsça dersler almaya başlar. Sadece dostu ve hocası olarak kalmayan Şair Eşref hicvin kapılarını Neyzen'e açar ve şair ilk kitabını 1898 de Muktebes dergisinde yayımlar. Medrese öğrenimi için babası tarafından İstanbul'a gönderilen Neyzen Fethiye Medresesine girse de,  zamanının büyük çoğunluğunu Galata ve Yenikapı Mevlevihanelerinde geçirir. Mehmet Akif Ersoy'la tanışarak dönemin seçkin müzisyen ve edebiyatçıları ile bir araya gelir. Medrese giyiminden hoşnut olmayan Neyzen, Akif'in verdiği setre pantolonunu giyer ve akşamları sık sık dışarıda kalmaya başlar. Bu olaylar sebebiyle hakkında çıkan söylentilerden bunalan şair 1901 de medreseden ayrılır. Fatih'teki Şekerci Hanı'na giden şair sonrasında Çukurçeşme'deki Ali Bey Hanı'na yerleşir. Babasının tanıdığı Şeyhülislam Musa Kazım Efendi Neyzen'i derslerine kabul eder.

Ahmet Mithat Efendi, Muallim Naci, Şair Şeyh Vasfi gibi edebiyatçılarla hocası sayesinde tanışan şair, Akif'e ney öğretmeye başlar ondan da Arapça, Farsça ve Fransızca öğrenir ve bu sayede, İbnülemin Mahmut Kemal, Tevfik Fikret, Uşakizade Halit Ziya, Ahmet Rasim, Tanburi Cemil, Hacı Arif Bey, Yunus Nadi gibi ünlüleri dost hanesine kaydeder.

Gülistan Plâk Mağazası sahibi Hâfız Âşir Bey'le 1900 yılında aşırı içkili olmasına rağmen plak doldurur ve piyasaya sürerler. Sirkecideki İstasyon Gazinosu ve Güneş Kıraathanesinde istibdata karşı olan gençlerle Neyzen bir araya gelirler.Yurt sorunları ve istibdat karşıtı konuşmalar yaparlar.

Jön Türk hareketinin öncülerinden Ahmet Rıza'ya Neyzen'i getirerek fikirlerini öğrenen Ziya Şakir ihbar ederek Neyzen'in gözaltına alınmasına sebep olur. Sıkıntılı ve zorlu geçen sorgulamadan on beş gün sonra şair salınır ve kendisini Beyoğlu meyhanelerine atar.

Sütlüce Bektaşi Tekkesi şeyhi Mümin Baba'dan nasibini alarak siyasi baskının artmasından sonra 1902'de yurt dışına Mısır'a gider.Geçimini neyi ve ve hicvetmeleriyle temin eder.Burada bir arkadaşı ile Neyzenler Kahvehanesi açıp işleten şair, Özbekiye Saz Bahçesinde çalar ve plâk doldurur. Bir dost toplantısında sarhoşlukla tabancasını ateşleyen Neyzen, duruşmaya çıkartılır, hakime haksızlık yapıyorsunuz diye diklenen şair 6 ay hapse atılırsa da itiraz eder ve itirazı kabul edilerek 1,5 ay yattıktan sonra salınır. II. Abdülhamit için yazdığı "Abdülhamid'in Ağzından Bir Nutk-ı Hümâyun" adlı hicvi için yine tutuklama kararı çıkarılır ancak, çevresindekilerin de yardımı ile kurtulur. II. Meşrutiyet'in ilânıyla Mısır'dan ayrılan ve İzmir'e dönen Neyzen sonrasında İstanbul'a gider ve Çemberlitaşta bir han odasına yerleşir. Ferah Tiyatrosunda sergilenen "Sabah-ı Hürriyet" adlı oyunun İttihat ve Terakki tarafından yasaklanması üzerine bir konuşma yapan Neyzen yine tutuklanır kısa bir süre sonra bırakılır. 1910 yılında annesinin ısrarı üzerine sarıklı bir zâtın kızı olan Cemile hanımla evlenir.Leman isimli kızları henüz üç aylıkken eşinden ayrılır.

1926 yılında Atatürk'le tanışır. 1927 yılında sara nöbetleri ve alkol yüzünden sık sık Toptaşı Tımarhanesi ve Zeynep Kâmil Hastanesi'nde tedavi görmeye giden Neyzen, 9 Mart 1946'da, basın yararına düzenlenen bir konserde ney çalar ve yaptığı taksimlerle izleyicileri büyüler. 1952 yılında, arkadaşlarının ısrarı ile Şehir Komedi Tiyatrosunda jübilesi yapılır. Tevfik'in söylenceli yaşamı 28 Ocak 1953'de son bulur Para-pul, mal-mülk, şan-şöhret elinin tersiyle ittiği şeylerdendi.

Adaletsizliğe, çıkarcılığa, kör inançlara, baskıya, otoriteye, din istismarına sert ve etkili bir üslupla hicivlerinde ve hayatında baş kaldıran Neyzen, eski yazıyla “Hiç” yazan bir künyeyi hayatı boyunca taşımıştır.

2-Neyzen Tevfik'in Edebi kişiliği

Şiirini ilhamın tesadüflerine bırakan şair, zayıf bir teknik bularak dehâsının fışkıran harikulade hikmetleri yanında siyasî-didaktik bir yol tutturmuştur. Rahat bir şiir dili tekniği olan aruz Neyzen'in eserlerinde yerini bulamamış ve hep sıkıntı yaratmıştır.Şiirlerinde şekil olarak gazel ve kıta formlarını kullanan şair,Servet-i Fünûn'un getirdiği sanat endişeleri ile ilgilenmemiş, Hece veznini kullanışında da aynı özensizliği devam ettirmiştir.

Sakınmaz sözleri, gitgide müstehcen bir vokabüler olan Neyzen mizacına uygun olarak hicvetmeyi tercih etmiştir. İslâmî âdabı takibeden Mevlevîlik'in tesiriyle yazdığı birçok şiir olarak nitelendirilen manzumeleri de vardır. Neyzenliği ve şairliği dışında şair kendisine mal edilen fıkra ile İstanbul'un renkli simalarından biri olarak gösterilmiştir.

3- Neyzen Tevfik'in Eserleri

  • Şiir:
    • Hiç (1919)
    • Azâb-ı Mukaddes (1949)
  • Besteleri:
    • Nihavent Saz Semaisi
    • Şehnazbuselik Saz Semaisi
    • Taksimler taş plak
  • Fıkra:
    • Padişahçılık
    • Hamam sefası
    • Edep
    • Kırk yıllık ölü
Paylaş:
Yorumlar