Bu Hayat Senin
Sürekli toplum ne der kaygısıyla yaşıyorsan aslında ölü hücreleri taşıyorsundur bedeninde.Yaratıcılık, keşif ve sorgulama uzaktır o zaman sana.Akademik kariyer,master,doktora vb.. ünvanların bilime katkısı yoksa o zaman bunlar sana giydirilmiş birer mahkum elbiseleridir.Hayata bir kez geliyoruz ama bize dayatılan tabu ve klişeler yüzünden bu ‘’bir kerelik ayrıcalık’’ birer kabusa dönüşüveriyor.Başkalarının despot fikirleri ve kararlarını baş tacı yapmak yerine öldürmek istiyorsan derinlere ineceksin ve radikal bir yaşamı seçmen gerekiyor.Bu bir açıdan ‘’özgür ve özgün birey arayışıdır.’’Bu arayışı seçenler bir nevi yalnızlardır. Galileo dünyanın ve diğer gezegenlerin güneşin etrafında döndüğünü savunduğu için başı Kilise’yle derde girdi ve bundan dolayı ne kadar yalnızsa F.Nietzsche de ‘’üst-insan ‘’arayışı ile o kadar yalnızdı.Mesela Karl Marx ‘’ yazdığım kitap içtiğimin tütün parasını karşılamıyor ‘’ derken de yalnızdı.Ünlü yazar Jack London konserve fabrikasında çalışırken beyninde taşıdığı yazarlık yeteniği ile yine yalnızdı.Rus yazar Maksim Gorki bir gemide bulaşıkçılık yaparken ilerde yapacağı çalışmaları düşünürken yalnızdı.Goethe hukuk eğitimi alırken yüreğinde edebiyatı taşırken de yalnızdı…
Bulaşıkçılık yaparken bir iki gün sonra akademide uluslararası bir konferensa katıldığımı hatırlıyorum.Yine otelde belllboy olarak çalışırken kısa bir süre sonra iyi bir ekonomi ve hukuk eğitimi almamın sonucu kalkınma bakanlığına mülakatlarına hak kazandığımı ve sırf kimliğimden dolayı sunduğum bilimsel savunmamdan dolayı beni elediklerini de hatırlıyorum.Bir süre öğretmenlik yapıp ondan sonra tekel bayi işlettiğimi ve onu bırakıp köyde tezek kesmeyi öğrendiğimi de hatırlıyorum . Daha sonra gitar-bağlama ve şiir arasında gidip gelmelerim hangisine odaklanmam gerektiğini düşündüğüm günleri de hatırlıyorum…
Bütün bunlar benim ‘’özgür ve özgün bir insan ‘’ arayşında olmamın sonuçlarıydı.Bu bir kendime övgü değil ,sadece şunu vurgulamak istiyorum:bu yaşam senin tercihlerinden sen sorumlusun ve dolayısı ile seni ileriye taşıyacak her adımı sorgulaman ve onu bırakıp başka bir alternatife yönelmen başka bir gün bu yaptığımın eylemi de sorgulayıp farklı bir çalışmada bulunman seni daha fazla insani ve yaratıcı kılacaktır.Sürü psikolojisine bir başkaldırıdır benim arayışım ve bu durumdan dolayı yalnızlaşıyorsam başım gözüm üstünedir bu yalnızlık...
Kitlelerin sesiyle uyumak ve uyanmak acıların en büyüğüdür.Sorgulamadan yaşamak ve itaat etmek yaşamın sonu olsa gerek.Yaratcılık ve keşif günümüz dünyasında özgünlüğe ve en önemlisi kendimize ulaşmamız için en önemli faktörlerdir.Özellikle artan sosyal medya ağı ile başkalarının fikir ve görüşleri bizim öznel değer yargılarımızı ‘’absorbe ‘’ etmiştir.Tüm bu kitlesel saldırılara karşı durmak için; kendimizi geliştirmeli ‘’ve ben işte burdayım,bu benim ‘’diyebilmeliyiz.Bir duruma karşı nasıl ve neden sorularımız kalmadaysa başkalarının son noktalarını seyretmek zorunda kalırız.Sana hep cümleleri tırnak içine almak düşmemeli.Son noktayı senin de koyabileceğin bir yaşam tarzın olmalı.Unutma bu hayat senin !!!