Cahit Sıtkı Tarancı'nın Hayatı ve Eserleri

— min. okuma: 3-4 dakika
Cahit Sıtkı Tarancı'nın Hayatı ve Eserleri

Cahit Sıtkı Tarancı, Türk şair, yazar ve çevirmen.

Doğum tarihi ve yeri: 4 Ekim 1910, Diyarbakır

Ölüm tarihi ve yeri: 13 Ekim 1956, Viyana

1-Cahit Sıtkı Tarancı Hayatı

Asıl adı Hüseyin Cahit Tarancı'dır, edebiyat literatüründe ise Cahit Sıtkı Tarancı olarak tanınmış ve bilinmiştir. Babası Diyarbakır'ın köklü ailelerinden Bekir Sıtkı, annesi ise babasının amca kızı Arife hanımdır. Tarancı 4 Ekim 1910'da Diyarbakır'da dünyaya gelir. Ziraat ve ticaretle uğraşan ailesi, Tarancı'ya Hüseyin Cahit ismini verir.Soyadı kanununun çıktığı sene büyük maddi kayıplar yaşayan aile Tarancı soyadını alır.

Cahit Sıtkı ilköğrenimini Diyarbakır'da yapar sonrasında ise ortaöğrenimini aile geleneklerine uyarak, Kadıköy Fransız Saint Joseph Lisesi'nde tamamlar.1931 yılında Galatasaray Lisesi'nde lise öğretimine devam ederek çok iyi fransızca öğrenir ve o yıllarda Baudelaire, Rimbaud, Mallarme'yi özümser.

Galatasaray Lisesi’nin “Akademi” isimli dergisinde ve Servet-i Fünun dergisinde ilk şiirleri yayımlanan şair 1928-1929 yıllarında hayatı boyunca sıkı dost olacağı Ziya Osman'la tanışır.

1930'da Mülkiye mektebinde okuyan ve bir süre sonra okuldan atılan şair, ticaret lisesine kayıt yaptırır. Sümerbank memuriyet sınavını kazanan şair bu okulu da yarım bırakarak çalışma hayatına adım atar. Çalışma hayatı da kısa süren şairin öyküleri Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanır.

1938-1940 yılları arasında gazete sahiplerinin desteği ile üniversite eğitimini almak üzere Paris'e giderek, Sciences Politiques'e kaydolur. Paris Radyosu'nda Türkçe yayınlar spikerliği yapan şair, Oktay Rıfat ile tanışır ve gazeteye öykülerini yollamaya devam eder.

1940 yılında Paris'in ikinci dünya savaşında Alman uçaklarınca bombalanması üzerine tahsilini yarıda bırakarak kaçar ve ülkesine geri döner. Ege'nin küçük kentlerinde 1941-1943 yılları arası askerliğini de yapan şair, İstanbul'a giderek babasının ticarethanesinde çalışmaya başlar.

İçki sorunları yüzünden tartıştığı babasını bırakan şair Ankara'ya geçerek, Anadolu Ajansı'nda, Toprak Mahsulleri Ofisi'nde ve Çalışma Bakanlığı'nda tercüman olarak görev yapar. Cavidan Tınaz ile 4 Temmuz 1951’de evlenen Tarancı, geçirdiği bir kriz sonucu 1953 yılında felç olarak yatağa bağımlı hale gelir. Çeşitli hastanelerde tedavi gören şair devlet tarafından tedavisi yapılmak üzere Avrupa'ya gönderilse de zatülcenp hastalığına yakalanarak 13 Ekim 1956’da Viyana'da vefat eder.

2-Cahit Sıtkı Tarancı Edebi Kişiliği

Daha ilkokulda iken Namık Kemal'in Tevfik Fikret'in, Mehmet Emin'in şiirlerini yüksek sesle okumayı seven şair, Fransızca okuluna gittiğinde ise durmaksızın roman okuma tutkusuna kapılır ve Diyarbakır'da bulunan kız kardeşine sürekli uzun uzun mektuplar yazmaya başlar.

Şiire karşı gerçek ve köklü ilgisi tanıdığı Baudelaire ile başlar. Şiirlerinde hece veznini başarı ile kullanır.

Az sözcükle çok şey söylemek taraftarı olan şair şiirlerinde eşya ve insan arasında kurduğu ilişkileri bolca kullanır.

Garip akımının etkisinde kalsa da Tarancı serbest şiiri de dener ve hiç birini benimseyemez.

Uyum ve biçimi gözeten, duygulu, içten, kendine özgü bir tarz geliştirir, yaşam sevincini ve karamsarlığını yansıttığı şiirler yazar, yalnızlık ve ölüm temalarına şiirlerinde bolca yer verir.

Ölüm temasını vurucu bir üslupla ele aldığı Otuz Beş Yaş şiiri şairin tanınmasında büyük rol oynamış, Tarancı bu eserinden 1945’te Cumhuriyet Halk Partisi Şiir Yarışmasında Birincilik ödülü almıştır.

Bir kısım şiirleriyle paralellikler gösteren hikâyelerini ise Cevat Sadık ve İrfan Kudret takma adlarıyla yayımlamıştır.

3- Cahit Sıtkı Tarancı Eserleri

  • Şiir kitapları
    • Ömrümde Sükut (1933)
    • Otuz Beş Yaş (1946)
    • Düşten Güzel (1953)
    • Sonrası (1957)
    • Mektupları
    • Ziya’ya Mektuplar (Ölümünden sonra 1957. Ziya Osman Saba'ya mektupları
    • "Evime ve Nihal'e Mektuplar" (Ölümünden sonra 1989 ve 2016. Ailesine ve özellikle kız kardeşi Nihal'e yazdığı mektupları)
  • Öykü kitapları
    • Gün Eksilmesin Penceremden (Ölümünden sonra derlendi)
Paylaş:
Yorumlar