Suskun ve Siyah 2
2. Kısım
Ağlamaklı sesinin yerini, biraz şaşkın biraz da mutlu tiz bir ses almıştı. Sunları söylerken; " Sen neden buraya geliyorsun ki çok ıssız,içini ürpertmiyor mu hiç?" Dedi. Kahkaha atmamak icin kendimi zorlasam da tutamadım. Sonra biraz bahsetmeye basladım şu sözlerimle: " Bizi doğa degil insanlar ürpertmeli. Doğa bize kötülük yapmıyor ve güzelliklerini sunmaya çalışıyor ne kadar doğayı mahvetsekte..."
Dalgalara kaptırmıştım kendimi, o sırada Janset'in titrediğini gördüm. Montumu çıkardım ve ona uzattım. İstemiyorum gibi tavırla vücudunu geriye çekti. Biraz sert ses tonuyla üşüyorsun üstüne al ben alışığım" dedim. Cekinmişti sanırım yavaşca uzanıp aldı. Ay gökyüzündeki yerini almıştı. Bulutlar bazen önünü kapatıyordu ortalık tamamı ile karanlıga bürünüyor birbirimizi neredeyse göremiyorduk. Konuyu açmak istemiyordum ama sormalıydım. Janset'e seslendim ve " Neden bu kadar üzgünsün, buna ne sebep oldu ki?" diye soru yönelttim. Tireyen ses tonuyla "Hiç, hiç bir şey." dedi ve ellerini yüzüne götürdü. Sanırım ağlıyordu, sadece "özür dilerim." diyebildim. Kafasını kaldırdığında ay'ın yüzünü parlatmasıyla göz yaşlarını gördüm. Titrek ses tonuyla: "Sen bir şey yapmadın neden özür diliyorsun?" Dedi. Sigara paketimi çıkarıp bir tane azıma koydum ve yaktım. Biraz içtikten sonra " Özür dilememin nedeni konuyu açıp ağlamana sebep olduğum icin." dedim. Ddrin bir nefes aldı kendini toparlamak için sonra " Bunun için özür dilemen güzel bir şey, her zaman özür diliyor musun böyle seyler icin bilmiyorum ama sakın bırakma bu kadar ince düsünmeyi." dedi. Başımı salladım onaylarcasına. Saat gece yarısını geçiyordu. Hava soğumuştu fazlasıyla, rüzgar da artmaya başlamıştı. Dalgaların kayalara çarpışı şiddetlenmiş, ayağımızın ucuna kadar ulaşmak üzere olan suyu görüyordum. Janset'e "Biraz daha burda durursak ıslanacağız." dedim. O kadar dikkatsiz ve boşluğa düşmüştü ki :" Nerden anladın?" dedi. Dalgaları gösterdim. Rüzgarın artmaya başladığını denizin öfkelendiğini ve artık doğanın kendimize zarar verdiğimizi söyler gibi kötüye gittiğinden bahsettim. Ayağa kalktı ve " Hadi." Dedi sonra ekledi: " Gitmemiz gerekiyor dedin ve oturuyorsun yoksa doğayı öfkelendirmek hosuna mı gidiyor?". Şaşkınlıkla ayağa kalktım. Denizden uzaklaşıyorduk, bulutlar da sanki bizi takip edercesine gökyüzünde hareket ediyordu. Birden "Janset eve gitmeyecek misin? Saat geç oldu." dedim." Gitmek istemiyorum ama evdekiler de merak ediyorlar, sanırım gitmeliyim." dedi. Ne kadar uzakta oturuyordu bilmiyordum. Sormakta aklıma gelmedi. İkimizde "Görüşürüz" dedik ve ayrıldık.