Aşkına Talibim Ben Bu Devasa Evrenin

Üç maymunu oynayan lanet

Ve kibirli aksanı iblisin…

Bir şiddete esir düşen iklim gibi

Aşkın ve metanetin zaferi:

Dikili işte dudaklarım

Yorganı çektim bile üstüne soğuk bedenimin

Çatık kaşlarıma da aldırmasın hiç kimse

Ölmeyi asla ben dilemedim.

Ölümden muaf bir iksirdi içtiğim

Dozunda rehavetin

Bir de doz aşımı hüzün:

Kenetlendiğim yas’a dokunda yasa düşkünleri

Saçların kepeklerine yağan karı bile görmedi gözlerim.

Düşlerim…

Yankesici.

Azığa aldığım gerçekler…

Nasıl da yanıyor genzim, Rabbim.

Hangi kulvarda saklı kaldıysa bunca izdiham:

Söndü sönecek ferin ışıldağı mı yoksa şiir?

İyi de şair olduğuma kim hükmetti?

Yalan ve tafra dolu cihanın yükü

Mademki bu kadar ağır geldi…

Sözcükler.

Pespaye kimlikler:

İklim mağduru bir yetim ağaç neticede:

Köklerimle aitim ben bu evrene

Bir de sevdalı mihrabım, yalnızlığım:

Uyuya kalmış olmayı nasıl da dilerdim.

Şahikanın kanadına tünedi tüm belirteçler

Ve torbayı karıştırdım durdum

İşte payıma düşen:

Tombala, tombala oysaki uykulu bir tavşandım ben:

Hem de mezarından kaçan bir yabani;

Askıya aldığım hayallerim.

Devası da bir rahmetti elbet

Kıyama durduğum

Lakin kıydılar sancılar canıma

Kıyamete değin de saklı tutamayacağım sırlarım.

Serildim ansızın boşluğa

Ne ses ne hatıra kalan bellekte.

Varsa yoksa izdiham ve hüsran.

Muhabbet kuşlarımı da saldım az evvel gök kubbeye

Nasıl olsa affedecek beni şerefim

Bile bile gömdüm kendimi tarihe.

İnsan olduğumu da söylemesin kimse:

İnsanlığımdan utandım

Çocuklarımın da yüzüne bakamazken

Bir servi ağacına tünedi hayallerim

Kayrasında dünün,

Özlemi tefe koyan bilumum neşriyat:

Hele ki yatıya da kaldı mı her gece bunca düşünce…

Yâd ettiğim.

Ahdettiğim…

Yankılanan sesinde dolduruşa gelen nefesi rüzgârın

Ve inatla inatla asılı kaldığım ipin ucu da

Kayarken ellerinden bilinmezin…

Bir düş’ün yalancısıyım…

Düşün düşün işin içinden çıkamadığım

Ve lades:

Aşkına talibim ben bu devasa evrenin:

Koyu gözlerinden usulca akan her rengi de

Yüreğime işledim,

Zeminden

Kayıp düşen bir sükse gibi

Yakama diktim ben tek tek tüm düşleri

İzin verin de:

Yaşayayım insanın mealinde saklı her gerçek gibi.

Kaza kurşununa kurban gitmeden

Sevgim ve hevesim:

Yaşatacağım da nice dilek

Mevsim özürlü bir hüzünden mütevellit

Aşkın ve umudun alfabesi ile

Döşediğim her izlek

Ruhun da bekası nice umut

Ve tefsiri ömrün,

Geç kalmadan yetişmeyi dilediğim mavi bir yarın daha

Nasip etsin Rabbim yeter ki

Üstelik kendimden vazgeçmediğim her şıkta

Yanıp sönerken yüreğin feri

Terk edilsem de ta dünden,

Terk etmeye de kıyamadığım yaralı mekân

Dımdızlak olsa da firar ettiğim kanlı kozam.

Gülüm Çamlısoy

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış