Sudan Ucuz Şiir



korkma demek istiyorum sana ama kork sen
çünkü dünya çok korkunç bir cenk yeri artık bebeğim
kan ve ter
feryat ve uzuv
sıradan dekoru artık dünya denilen bu arenanın
daha vahimi ne biliyor musun
locaya kurulmuş oturanlardan yükselen
şaibeli sohbetler ve kakafonik kahkahalar
hani hiç dert yokmuş hayatta izlenimli
canti ve bol sırıtıklı fotoğraflar gibi tıpkı
yüzlerce ve yüzsüzce bir iki yüzlülük almış başını yürüyor
- arka planda ardışık histerik nöbetler -



oysa hepimiz biliyoruz ve
var bir derdimiz de yok bir derdimiz gibi yaşıyoruz
bu dünyada bundan daha korkunç bir şey varsa
o da iki derdimiz varken
hiç derdimiz yok gibi yaşamamızdır bebeğim
gel gör ki bana göre korkunç olan
başkasına fevkalade ekmek kapısı olabilir
bu fiber bezeli
bu siber silikon ç/ağda



renkli kağıtlara yazılmış aşk mektupları
ve bayramlarda gönderilen tebrik kartları yırtılıp
sanal mabetler aldı alalı yerlerini böyledir bu


boş verip bu meseleleri
şöyle karşılıklı birer orta kahve mi içsek diyorum
gerçi kahveden pek haz etmem ama
sen bilirsin
dibindeki telveyi ne kadar sıyırırsan sıyır
ziyadesiyle ziyandır artık kahvenin hatırı
kırkı çıkmadan hem de daha
öyle bir devir bu devir
üstüne soğuk su da içsen yanar genzin
burjuvazinin casusu mu nedir mübarek



ağlama demek istiyorum sana ama istersen ağla sen
tutma içindeki hıçkırıkları
çünkü dünya çok tehlikeli
ve bir o kadar da militaristce sarılmış etrafı
eşkali belli para'şör münafıklarca
ne acı ki
herkes sevgi barış ve huzura aşererken
çok buruk
çok mayışık
çok mayhoştur artık sevmeler



sana bir sır vereyim mi bebeğim
elini sallasan
hır'lısından hır'sızına
hırsıza çarpıyor burnu insanın
aman ha dikkat et sen
ne olursa çalar bunlar bebeğim
emek çalar ekmek çalar umut çalar
en çok da zaman çalar bunlar
bunlar var ya bunlar
ağlasan göz yaşını bile çalar
ama istiyorsan tutma kendini ağla
sal gitsin içindeki çağlayanları
ben yanındayım omuzumda yanında korkma
iyidir hem olur olmaza ağlamak
ömrün uzar belki
hem iskeledeki mendilci çocuktan
piyasa değerinin altında aldığım kağıt mendilim var
silerim akan burnunu ben



şunu da bilmelisin bebeğim
hırsızlar da severler
hem de güzel sever
bir de aşk hırsızları vardır ki
onlar çat kapı sever
çalar hayalleri kaçarlar sonra
ve esas onlardan korkulmalıdır bebeğim
yani sen korkma benden diye diyorum bunu
ben onlardan değilim
sevdim mi tam severim düşmem yakandan
hem zaten kapalıdır yüzüme
çat kapı çaldığım bütün kapılar
bu yüzden yüzüm çatlak doldur benim



amann
boş verelim biz elalemin hırsızını
gel biz işi sağlama alıp çay içelim iyisi mi
hem öyle kahve gibi asık suratlı değildir çay
zorla ağır konular konuşturur insana kahve de
çay içtendir
sen gibi sımsıcacık
şöyle dumanı üstünde simit de yanına oh mis
bir kısmını masadaki karıncalara ikram ederiz
ha olmaz mı



ya da hepsinden vazgeçip rakı mı içsek
ne kahveye ne çaya benzer
dünya alkol norm ve standardizasyonuna göre evladır rakı
hem korksa da korkmasa da
hiç sebep yokken bile daha rahat ağlar rakı içince insan
- bütün göz yaşlarım şahittir inan buna -
çünkü
rakı dediğin boş vermenin feriştahıdır bebeğim
aynı zamanda realisttir rakı
şişede durduğu gibi durmaz insanın içinde
içini dışına çıkartır adamın
mekana ağır abi giren adamları bile
kravatı başına
ceketi beline taktırıp
Allah çarpmış gibi köçek yapar
üçüncü kadehten sonra rakı



memlekette katkımız olur sonra hem
ötevesiydi kadevesiydi damga vergisiydi öder
vatana millete katkı sağlamanın gururu
ve alnımızın akıyla deviririz apak kadehleri
rakı parasını dert etme sen
maliyeti ederinden daha pahalıya malolan
metal paranın yazı yüzünün yüzü suyu hürmetine
ödeşiriz bir gün elbet



evet evet rakı içelim biz
hem hayal kurmak vergisiz ve sudan ucuz bak
boş verip her şeyi herkesi
göz göze diz dize uzanırız yarınlara
olmaz mı
bakışının lehçesine kurban olduğum


sence de peynir sever mi karıncalar

26 Kasım 2021 154 şiiri var.
Beğenenler (9)
Yorumlar