Çorap Söküğünden Sarkan Hayaller
Bu şiir, 12.10.2023 tarihinde günün şiiri seçilmiştir.
Meğerse
Birini öldürmek istersen
Önce düşleri kirletmek yetermiş
Beden mi
Beden toprağın altındakileri beslemek için
Sadece bir bahaneymiş
En son görüşmemizi hatırlarım
Rüzgarlarımın boynunu kırıp
Cesedinin üzerinde çıplak ayaklarınla dans etmiştin
Öyle ya
Sen zaferini kutluyordun
Ben ise hezimetime ağlıyordum
Hüznü bile yenen için yaratmışsın ki
Ben ağladıkça
Sen daha da çok seviniyordun
Ama
Galip gelenlerin de bir onuru olması gerektiğini o gün öğrendim
Düşün ki
Ne zaman seni ansam
Bedenindeki her bir kemik parçasına hayır duası okumak için
Tüm o ilahi metinleri ezberledim
Nasıl da acınılası oluyor değil mi insan
İntikamımı bile kaçtığım kelimelerin arasında bulurum sandım
Ah tanrım
Neden
Düşlerimden vurdun ki beni
Oysaki ben
Elleri ceplerinde
Islıklar çalan bir çocuktum
Karanlığı çaldın alnıma
Öyle bir yaraladın ki beni
Zihnime ağır gelen oyunlar peşine düşüp
Şeker ambalajlarına cesetler saklamak zorunda kaldım
Bir hayalet gibiydim artık
Varlığım uyuşmak istiyordu
Kabul edilebilir olanları kabul edecektim
ama
Aklım kabul edilebilir olanlara bakınca tüm anlamlarını yitiriyordu
Yapacak bir şey yoktu
Kırmızı hapları biriktirmeye başladım
Beyaz olan her şey ölüm gibi geliyordu bana
Beyaz olan her şeyi sadece Tanrı’ya yakıştırdım
Kaybolmak artık yola çıkmanın ilk adımı gibi olmuştu
Silinmiş tabelalardan dönüp
Göze tuhaf gözükse de siyah tavşanın peşinden gidiyordum
Olması gereken böyle basit olamaz diye düşündükçe
Olmazları zorladım
Masallar
Ah o masallara inanmak istedim ama
Meğerse onlar bile göz boyamak için yazılmışlar
Masalın sonunda acı gerçeklere uyanınca gerçekleri kavradım
İşte uykumdan uyandığım o gün
Anladım ki
Ne bu hayat bana aitmiş
Ne de içindekiler
Masallar da gerçekler de
Bu lanet olasıca dünyanın
Kurgusu
Gelmişi
Geleceği
Olmuş ve olacakların efendisi benmişim sanarak çok büyük yanılmışım meğer
Her şeye rağmen bir çizgi olması gerekmez miydi
Birkaç tane de olsa hayat benimmiş gibi hissettiren bazı sonuçlar
Belki de o zaman
Duygular böyle zıvanadan çıkmazdı da
Koltuk altlarında tozlanmaya bırakılırdı tüm isyanlar
Eğer aksi olsaydı
Ki
Olmadı
Gözlerimi kapayıp açma aralığındaki o kısacık zamana sığmazdı insanlığımın raydan çıkması
Ve ruhumun sonsuzluğa gidişini suskunlukla karşılamazdım o zaman
Zaten o günden sonra
Bir daha da diyemedim
“Ne zaman geldin ruhum görmedim seni”
Hoş bir şarkıdan öteye gidemedi gidenin geri dönmesi
Ve
O hüzünlü melodinin yürek burkan hatırası sardı böylece her şeyi
Alıştım sonra her şeye
Her gidene
Arta kalanlarla idare etmeye
Susmaya
Yutkunmaya
Soruları içerime içerime sormaya
Cevapları kendi kendime vermeye
Bir kere alışmaya gör dedim içimden
Hayatı çorap söküğü gibi gidiyormuş insanın elinden
Kesinlikle
Birini öldürmek istersen
Önce düşleri kirletmek yeter
Beden mi
Beden ise toprağın altındakileri beslemek için
Bir bahane sadece