Coşkun Bir Hiç/kırık

"Bu dünyada adil olan tek şey, herkesin bir gün ölecek olması.” dedi; ölümün adaletine inancını borçlu bir bilge…

Ölüm kimine göre yaşamdan alacaklı olanların  adaletiydi; kimine göre de yaşamdan borçlu gideceklerin sefaletiydi.. 

Yaşadığı acıların mukavemeti; yaşının ikametinden büyük olan bir dostuma dair hafızasını yokluyor stabilize olmuş duygu hattım.

Ona dair mütemadiyen vefa rızasını, gönül izasını ve vicdan sağlamasını kontrol ediyor; sonra onun manevi imzasını arıyor duygu mürettebatım.

Anı gardırobundan ona dair müşterek paydalarını çıkartıyor, ona dair paylaşım kadrajlarını tek tek topluyor duygu istihbaratım.

Sonra dört işlemden başlıyordu değil mi temel matematik?

Yaa insanın amel matematiği! Peki, yaşama dair umut trafiği!

Peki, insanın bir ömür kendi medikal celladıyla birlikte, bir ömür kendi radikal sancısıyla eşikte yaşarken çektiği acı grafiği!

Kaç işlemden sonra başlıyor? Kaç işlemden geçtikten sonra parçalanıyor!

İşte, Çoşkun bir hıçkırık boğaz istasyonumda! Müşfik bir dostum hep anı koleksiyonumda! 

Onun parçalı bulutlu, umutları hep yamalı ve toplumdan soyutlu kalmış tasavvurları yokluyor görsel belleğimi.

Çünkü: ölüm bile onun için adaletli olmadı, çünkü yaşamdan çokça alacaklı; çünkü yaşama kanlı bıçaklı gözlerini açtığında kronik böbrek yetmezliğiyle tanıştı.

Bir ömür diyaliz cihazının damarlarını matkapla açmasına, o damarların kat kat kamburlaşmasına belki de her geçen gün çaresizce biraz daha alıştı.

34 yıl her gün tek tek dört işlemden değil dört duvara bakarak kim bilir kaç bin işkenceden geçmişti.. Duyduğum kadarıyla son günlerinde öyle bir acı hafriyatı yaşıyordu ki; ölüm onun tek imdatı oldu.

Böyle bir yaşamın bırak empatisini duyumsamak, böylesi bir acı patikasını hafif hafif adımlamak bile duygulara çok derin bir gayya kuyusu açıyor.

Yani biraz da demem o ki?

Ölürken bile insanları yaşatmak biraz da bizim elimizde, onların yaşamdan alacaklarının maliyetini düşürmek biraz da vicdan terazimizde.. 

Gelin; bir imza üzerinden organ bağışı yaparak, yaşamları böylesi acılarla müsemma olan hayatlara dokunalım.

Biz bu yaşamdan göçtükten sonra bile hayatlarına dokunduğumuz gönüllerde sonsuza kadar hep anılalım…

28 Nisan 2022 2-3 dakika 2 öyküsü var.
Beğenenler (5)
Yorumlar (3)
  • 18 gün önce

    Sevgili Ahmet güne düşen değerli yazını kutlarım, tebrikler...

  • 18 gün önce

    Hem bir insana can olmak hem de o canda bir parçanı yaşatmak insan olmak adına ne kutlu bir iş ,tebrikler Ahmet bey

  • 13 gün önce

    Tebrik ederim. Ahmet bey, organ bağışı özel duyarlılık isteyen bir konu, ayrıca teşekkür ederim.