Mırıltı

Mırıltı

Aklımda sadece veda etme isteği vardı. Sayfalar dolusu yapış yapış ayrılık sözcükleri…

Ben neye ve kime veda diye düşünürken...

Sonra baktım, o sözcüklerin hepsi, aklımdan veda etmeden gitti…

Hem öyle bir gitti ki...

Bırak yazmayı, konuşmaya değecek şeyler bile kalmadı. Her cümle, daha yüklemine varamadan, düştü bir öncekinden, sona gelince elde kalan bir (.)...Hadi çık çıkabilirsen işin içinden.

Böyle de değersiz bir düşünme olur mu… olmaz cidden.

Aslında şaşırmamak lazım. Çünkü mırıltı gibi yaşıyoruz. Konuşmalarımız, kararlarımız, hareketlerimiz, sevmelerimiz bile mırıltı gibi. Ne olduğu ve ne dediği anlaşılmayan anlamsız, hatta anlam dışı hareketlerle doldurmuşuz ömrümüzü.

Bu yüzden hiçbir şey anlamaz oldum ya hayattan. Başları olmayan bedenlerle sohbet eder gibiyim. Biliyorum, kalbi - tabii manen- olmayanlardan merhamet beklemek kadar gereksiz bendeki bu eylem.

Alışkanlıkların ötesine taşamayan bir hayattan kudurmuş bir nehir hareketleri bekliyorum, beklerken de hep sonradan aklıma geliyor yüzme bilmediğim.

Hani diyorum, o hayat kudurdu yıktı geçti tüm bentleri, peki sende o hayatı yaşayacak yürek var mı ki…

Ah beni, ah beni beni, ne zaman kendime geleceğim ki...

İşte bu sebeple...

Bilirkişi lazım bilen bir kişi lazım hayatın hakkını vermeye. Yoksa her gün aynı otobüs kuyruklarında evde benliğini unutmuş ve ezbere yaşadığı için o otobüsü in altında kalmayan bitik-lerden olmak içten değil.

Küçümsemiyorum yanlış anlaşılmasın, bilmediğim için bir bilen vardır diye ortaya taş atıyorum. Atılan taşı kaldırıp geri atmayı seven çok var ya, olmadık o taş, gelir benim başımı yarar da, belki kendime gelirim diye umutlanıyorum.

Fukaranın avuntusuna örnek işte bu durum, görünen o ki, eldeki hayatın içine güzel ediyorum.

Aslında veda sözcükleri yazmak vardı aklımda. Bunun da içine ettim, kaldı elimde ne olduğu anlaşılmayan bir mırıltı.

Mırıl mırıl mırıl…

Mırıldanmaya devam ediyorum. 

21 Kasım 2023 1-2 dakika 95 denemesi var.
Beğenenler (6)
Yorumlar