Suskun ve Siyah 14

Telefonu kapattıktan sonra başımı yastığa koyduğum gibi uyumam bir olmuş. Rüya görmüştüm. Kendimi ter içinde uyanmış buldum. Rüya mıydı, kabus muydu? Çözemedim. Duvarda asılı ahşap işlemeli, desenleri ve eskitilmişliği de barındıran saate baktım. Öğle olmak üzereydi. Kendimi hala yorgun hissediyorum. Üşengeç tavırlarla doğruldum. Dik durmaya mecalim kalmamış gibiydi. Bir gayretle daha ayağa kalktım. Başım dönüyor, gözlerim kararıyordu. Yatağa tekrar kendimi bıraktım. Birkaç dakika öylece uzandım. Ayağa kalkmak için bir kez daha kendimi zorladım. Kalktım bir şeyim yoktu. Rüzgarla salınan ağaçların biraz daha ilerisinde bulunan denize göz değdirdim. Derin bir nefes alıp gözlerimi gökyüzüne çevirdim. Hava, doğaya karışmak için bir hayli güzeldi. Mutfağa yöneldim. Saklama kaplarını çıkardım. Elime gelen kahvaltılıkları içlerine koyup, hepsini çantama attım. Janset'in uyanıp uyanmadığını öğrenmek için mesaj attım. Mesaj yerine aramayı tercih etti. " Günaydın, hazırlan hadi bir yere gideceğiz." Dedim. Merakla " Nereye?" Diye sordu. "Sürpriz, hadi hazırlan ve bana haber ver." Dedim. "Tamam, hazırlanınca haber veririm. Benim de sana sürprizim olacak geldiğinde." Dedi ve telefonu kapattı.

Sürprizi sanırım aklımdaki şeydi. Ailesi de bizimle gelecekti. Biraz utanıyordum. Arkadaşımda olsa annesi ve babasıyla tanışacaktım. Beni gördüklerinde tepkileri ne olacak bilmiyordum. Her şeye hazırlıklı olmalıydım. Belki sevmeyecekler, denemek için sert davranacaklar. Belki de yakın davranacaklar, tepkilerimi ölçecek, davranışlarıma göz gezdireceklerdi. Yine de düşünmeyi bıraktım. Başkası gibi davranmayı sevmediğimden kendim gibi aynı hal ve tavırla tanıyacaklardı.

Janset aradı. Gülerek "Hadi gel, hazırım." Dedi." Geliyorum." Dedim ve telefonu kapattım. Gülmesinden anlamıştım. Ailesi ile tanışmaya da gidiyor olduğumu. Yola çıktım. Evlerinin önüne geldiğimde Janset kapıda degildi. Aradım, kapıya çıktı. Arabadan inmiştim. "İçeriye gel." Dedi. Bazen Janset'in yüzündeki gülümseme beni afallatıyordu. O anlardan birini yaşamıştım. Kendimi toparlayıp içeriye girdim. Janset'in arkasından oturma odasına ilerledim. Yüzüm kızarmış, utangaç bir tavırla oturma odasının kapısında duruyordum. Janset'in annesi " Öyle ayakta mı bekleyeceksin? Buyur, otur evladım." Dedi. "Afedersiniz, biraz yorgunum." Dedim. Bazen Janset ile göz göze geliyorduk ve Janset bana gülüyordu. 

05 Ekim 2021 2-3 dakika 7 öyküsü var.
Yorumlar