Sen Ve Meşe Közünde Kahve

Sen Ve Meşe Közünde Kahve

rüzgar uyuyor…

gecenin kulağına mistik şarkılar fısıldıyor çekirge vaveylası

ormanın derinlerine efsun gibi yayılırken

bakır cezvede fokurdayan kahve kokusu

ateşin çıtırtısı ile düet yapıyor ırmağın şıpırtısı


çadırdan işveli işveli göz kırpan 

uyku tulumuna inat

bohçasını alıp kaçıyor uykum

bir fırt kahve yudumluyorum kızımın hediyesi çelik kupadan

gecenin esmerliğine buhar üflüyor nefesim


sahibinin mezarına gelen sadık köpekler gibi

usulca kıvrılıyorum senli anıların kollarına


o tılsımlı yangın öyküsünde

sen mi beni yakmıştın yoksa ben mi seni tutuşturmuştum

bilmiyorum

bildiğim

bize gecikmiş bir gökyüzünün erkenci kuşlarıydık

gizli bir geçit bulmuştuk mutluluğa giden

zemheride çiçeğe durmuş

asi kardelenler gibi kardan fışkırmıştık


şimdi

geçit vermeyen sarp koyaklar gibiyiz

kınında bekliyor kırgınlığımız

el olduk!

alkışlar içinde ellerin olduk

küskün yağmurlar yağdı üstümüze

zehirli çiçekler açtı dilimizde

dudak uçuğu değil

dikiş tutmaz yara olduk


seni ve meşe közünde kahveyi

hala çok sevsem de

o dağ senin, bu dağ benim

gezmiyorum artık ıssız dağlarda

zaman denen arsız çengi

gün güne yağmalasa da siluetini

özleminle

sahipsiz akvaryumlar gibi yosun kaplayıp

pas tutmuyorum


aşk

fingirdek mart çiçekleri gibi anadan üryan açıp

olur olmadık zamanlarda

oynak bir tavşan gibi zıplasa da içimin bozkırında

bile bile ıskalıyorum aşkı


artık

aşk bile p a l a v r a





29 Kasım 2021 110 şiiri var.
Beğenenler (7)
Yorumlar (6)
  • 2 ay önce

    Közde kahve hem de bakır cezvede ve bir tutam aşkın anısındaki hüznüyle tadına doyum olmaz sanırım şiir kadar güzeldir mutlaka tebrik ederim şair hele ki sade içilirse ve tek kişilikle

  • aşk nedir bilmemde kahve nefisss... kızının hediyesi de olsa çelik kupada içilir mi bu kahve be Ayaz kardeş..

    "bize gecikmiş bir gökyüzünün erkenci kuşlarıydık" breaking point ahan da burası:)

  • 2 ay önce

    Şiirin girişindeki ilk iki bölümde, şair yine bize memleketi gezdirecek dağ bayır diye iştahım kabarmıştı... Ki ilk iki bölüm oğlumla yaptığımız kampları çağrıştırdı ilk başta. Ama sonra kaya gibi bir hüzün oturdu boğazıma... Sorguladım aşkı... Ne diyebiliriz ki; aşk bu... Acısıyla, tatlısıyla yaşanıyor ve sen ne kadar palavra desen de an oluyor bir yenisi buluyor seni ve sen yine bir kısır döngüde boğuşup duruyorsun... Belki de aşkın esas tanımı kısır döngü olmalıydı... Okurken duyguları aktaran hatta yaşatan şiir olmuş her zamanki gibi. Var olasın. Saygılarımla...