Anneeeee

Bu sabah yine sensiz uyandım.Elimi yüzümü yıkadım, saçlarımı taradım. Babam kahvaltıyı hazırlamıştı.Ben de kardeşimi kaldırdım. Kahvaltımızı yaptık. Sessizlik...derin bir sessizlik...Sadece çay kaşığının sesi duyuluyor, kimseden çıt çıkmıyor. Bizi terk edip gittiğin günden beri böyle. Kimse konuşmuyor. İlk babam çıkıyor evden, servise yetişmesi lazım, sonra kardeşimle ben. Önce onu okula bırakıyorum ardından kendi okuluma gidiyorum. Akşam oluyor eve geliyoruz, babamı bekliyoruz. Babam geliyor birlikte akşam yemeği hazırlıyoruz. Makarna, tost, menemen hangisi olursa, yiyoruz sessizce....çıt çıkmıyor...Senin yaptığın yemekleri çok özlüyorum aslında ama babam üzülmesin diye söylemiyorum. Gündüzler böyle geçiyor ama geceler, geceler geçmiyor anne sabah olmuyor. Uyuyamıyorum gittiğin günden beri. Saatlerce camda öylece bekliyorum sanki geri dönecekmişsin gibi. Sonra yatağa gidiyorum yorganı kafama çekip hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. Babamın duymasını istemiyorum. Yoksa çok üzülür. Bilirsin babam çok duygusaldır. Gece yarısı babamın evin içinde dolandığını duyuyorum. Sessizce kalkıp bakıyorum. Babam camın önünde, gözleri yaşlı, elinde bir sigara sanki o da benim gibi senin dönmeni bekliyor.

Sen gideli tam sekiz yıl oldu anne , koskoca sekiz yıl. O gün güneşimiz battı ve bir daha evimize güneş doğmadı.

-Hatırlıyor musun gittiğin günü?

Elinde bir küçük valiz, bana ve kardeşime sarılmadan, arkana bile bakmadan gittiğin o günü hatırlıyor musun?

Ben hiç unutmadım anne... Günlerce beklediğimizi, kardeşimin ağlamalarını, babamın yıkılışını, mutsuzluğunu hiç unutmadım. Hep geleceksin diye bekledik hep. İnan ki gelsen sana niye gittin demezdik sımsıkı sarılırdık. Yeterli gelseydin. Bizi böyle yarım bırakmasaydın.

Sahi anne ,hiç mi sevmedin bizi? Hiç özlemedin mi? Büyüdüğümüzü, nasıl göründüğümüzü merak etmedin mi? Hastamıyız iyimiyiz hiç düşünmedin mi?

Biliyor musun ,sen gittikten sonra çok sevdiğim saçlarımı kısacık kestirdim. Senin gibi tarayamam, senin gibi örgü yapamam diye.

Bazı günler okulda arkadaşlarım annelerinden bahsediyor. Benim gözlerim doluyor, burnumun direği sızlıyor, kendimi zor tutuyorum, boğazım düğümleniyor, canım acıyor, içim yanıyor... Sonra babam, kardeşim aklıma geliyor...

Sen benim içimde kapanmayan yara ,boğazımda bir yumru, gözümde hiç dinmeyen bir gözyaşı oldun.

-Güneşin altında tir tir titremek nedir bilir misin anne ?

-Ağustos sıcağında üşümek....

-Ya da kışın ortasında, buz gibi karların üstünde yanmak...

Bilir misin? Bilemezsin. Çünkü senin kalbin yok, sevgin yok, merhametin yok.

-Geçen gün seni görmüşler yolda. Yanında bir çocuk, kolunda bir adam, şen kahkahalar atıyormuşsun?

Sahi anne mutlu musun gerçekten? Unuttun mu beni, kardeşimi, babamı? Sen gittiğinden beri bizim evde kimse gülmüyor anne. Gülüşümüz soldu, güneşimiz battı doğmuyor.

Bazen akşamları karanlıkta öylece oturuyoruz babamla. Kardeşim geliyor abla ödevim var açıyım mı ışığı diyor. O anda fark ediyoruz karanlıkta oturduğumuzu. Senden sonrası hep karanlık zaten.

Ben senin gibi bir anne olmayacağım. Çocuklarımı asla terk etmeyeceğim. Aslında ben hiç evlenmeyeceğim anne. Çünkü babamı kardeşimi asla yalnız bırakmayacağım.

Babam çok zayıfladı çok...Gözleri hep yaşlı, dalgın...Bazen bana senin adınla sesleniyor yanlışlıkla. Farkına varınca üzülüyor balkona çıkıyor bir sigara yakıyor, saatlerce oturuyor orada öylece...

Bugün kardeşim öğretmeninden aferin almış. Sonra öğretmeni sarılmış ona, sımsıkı. Eve geldi nasıl mutlu...”Abla öğretmenim bana sarıldı, sıcacıktı. Annelerde mi böyle sarılır abla , böyle güzel mi kokar anneler, bu kadar sıcak mı olur anneler.”

-Ahhhh.... anneeee.....içim yanıyor......

Sanki bir çölün ortasındayım, kızgın güneşin altında, bağırıyorum, haykırıyorum ... anneeeeeee....

Yoksun. Sonra bir serap görüyorum işte sensin oradasın. Koşuyorum koşuyorum tam sarılıyorum yok oluyorsun...

-Ahhh... anneeee...

Kana kana su içer gibi sana kanmak istiyorum. Sana doymak içimi seninle doldurmak seninle ısıtmak istiyorum. Çok mu şey istiyorum anne.

-Seni çok özlüyorum.

Bugün doğum günüm. Sensiz bir yıl daha geçti. Özlemin, hasretin her geçen gün daha zor geliyor. Dayanmaya, unutmaya çalışıyorum. Ama çok zorlanıyorum anne çok.

Bugün doğum günüm sen yoksun. Bakkaldan bir kek aldım, üstüne bir mum yaktım. Tek başıma karanlık odamda bir dilek tuttum.

“Allah’ım hiçbir çocuğu annesiz bırakma .”




(BacıGardaşÜlküYurdagülKanayanYaramızEngin) 

05 Ocak 2023 4-5 dakika 2 denemesi var.
Beğenenler (6)
Yorumlar (1)