Y'nin 2021 Kurban Bayramı Gecesi

Bugünden tam tamına 3 yıl önce 58 yaşında bir köylü kadını yatağında son nefesini vermişti, kiminin annesiydi, kiminin ablası, kardeşi... Kanı dökülmemişti sessizce ölmüştü.

Bugünden tam tamına 23 yıl önce 67 yaşında ihtiyar bir adam yatağında hırıltılı sesler çıkarıyordu, başına çocukları, kardeşleri toplanmıştı, gecenin 03 e yakın dakikalarında ses vermez oldu, bedeni katıldı, bedeni beyazladı, bedeni soğudu.. Kanı dökülmemişti.

Bugünden tam 100 yıl ile 115 yıl önceki zaman diliminde dünyadaki insanlar 1. dünya savaşı denen bir mücadeleye girmişti, kiminin anlatmasıyla yüzbinler, kiminin söyleviyle milyonlarca insan ölmüştü, adına silah denen ve ucundan kurşun çıkan delikli demirle.. 1. dünya savaşı öncesi ve sonrasına yakın zaman dilimlerinde insanlar daha çok nasıl insan öldürebiliriz diye düşünmüş taşınmış, daha öldürücü silahlar icat etmişlerdi. 

İkinci dünya savaşı denilen geçmiş zamanda da daha büyük ölümlere tanıklık etti dünya, uçaktan atılan bir bomba ile bir savaş gemisinin tam önemli bir yerine isabet ettiren başarılı öldürücü uçağı kullanan pilot asker bir tuşla yüzlerce insanı suyun altına göndermişti, çoğu geminin içinde boğulmuş, belki bir kaç insan kurtulmuştu, gemiyle suya batan askerlerin 2-3 dakika içinde bedenleri iflas etti, boğuldular, karanlık sularda etlerini belki deniz canlıları yedi, parçaladı. Kurtulanlar belki esir düştü, yıllarca hayvan gibi bağlandılar, mahpuslara tıkıldılar. Kiminin kanı döküldü, kiminin bedeni parçalandı, kimi de bütün olarak boğuldu.

Kısaca Amerika denilen bir ülke 1990 lı yıllarda Kuveyt denen ülkeden başlayarak 20-25 yılda Irak ve Suriye denilen ülkeleri türlü bahanelerle işgale kalktı, binlerce, yüzbinlerce insan öldü, bir o kadar insan da yaşadıkları yerleri terketti, kimi dağlara sığındı, kimi başka ülkelere, kimi denizde gemilerle savaştan kaçmak için dalgalarla savaştı, çoğu başaramadı  karanlık sularda boğuldu, kayboldu.

Hırvat, Boşnak, Sırp denilen halklar ve milletler bu günden bir süre önce birbirleriyle savaştılar, onbinlerce insan öldü..

Bugüne daha yakın bir zamanda Azeri ve Ermeni denilen insanlar 1. dünya savaşından kalma anlaşmazlıklar sonucu yine öldürdüler birbirlerini..

Bugüne çok yakın bir zaman diliminde Kuzey Kore denen ülkeyi kendinin gören Tanrı ve yanındaki dört büyük melekler ve onların yüzlerce yardımcısı, bir duyuru yayınladılar, her kim abd çin japon rus vb dillerinden küfür ederse veya dış ülkeler denen ülkelerin kültüründen, imalatlarından kullanırsa hapis cezası ve ölümle tehdit edildi. 

Eski adıyla Yeni Kıta denilen, şimdiki adıyla Güney Amerika kıtası denilen topraklardaki ülkelerde aileler uyuşturucu yetiştiriciliği ile ekmek paralarını kazanıp ailelerine baktılar, çocuklarını büyüttüler, yetiştirdikleri, istifledikleri uyuşturucuları yakın ve uzak ülkelere sattılar. Uyuşturucu insan bedenini sağlıklı düşünemez duruma getiren bir madde olup, diğer insanlara karşı agresif yapan bir yapıya sahipti, bağımlı insanlar için kötü bir şey olsa da uyuşturucu satanlar içinse ekmek parasıydı.

Yakın zamanda İspanya denilen bir ülkenin yargı ve emniyet teşkilatı uyuşturucu kaçakçılarının iha ( insansız hava aracı) ile deniz aşırı sevkiyat yaptıklarından haberdar olup, ihaları yakaladılar, eskiden eşek, katır, kamyon, tır ve gemi ile taşınan uyuşturucu maddeler günümüzde artık iha ve siha denilen uydu veya gps kontrollü uzaktan kumanda ile taşınmaya başlamıştı. Hava sistemlerine görünmemek için ortalama boyları 3-5 metre olan küçük uçakların radara yakalanmaması için yeni metodlar ve teknolojiler de düşündükleri anlaşıldı. 

Bugünden 100-200 yıl önceki zaman aralığı döneminde Rusya denilen bir ülke çevresinde yaşayan diğer ülkelere saldırdı, çoğu halkı Sibirya denilen soğuk bölgedeki mahpushanelere gönderdi, çoğunu öldürdü, çoğuna da işkence etti.

Günümüzden yaklaşık 1200 yıl öncesi Arap denilen askerler bir deniz yolunu geçerek İspanya denilen ülkeyi işgal ettiler, vatanlarını korumak için savaşan onbinlerce, yüzbinlerce insanı katlettiler, öldürdüler, aynı zamanda kendilerinden de onbinlerce insan öldü, aradan geçen yüzyıllar sonra İspanya denilen toprakların insanları Arapları vatanlarından kovmak için yeniden savaştı ve yine yüzbinlerce insanın ölümüyle vatanlarını kurtardılar. 

Bugüne yakın bir zamanda Afrika kıtası denilen bir yerin bir ülkesinde bir grup asker bir köyü bastı, kadın çocuk genç yaşlı demeden 100'lerce kişiyi öldürdü, kimini köleleştirdi, sattı para verenlere...

Günümüzden 400-500 yıl önce Osmanlı denilen ülkenin askerleri Balkanlar denilen bölgenin halkları ve milletleriyle savaştı, savaşı kazanınca o bölgelerin yönetimini eline aldı, zenginliklerine el koydu ve o bölgelerin çocuklarını kendi sistemi içinde devşirerek kendi faydasına kullandı. 

Günümüzden yüzyıllarca önceki bir dönemde Latin denilen insanlar, Bizans denilen ve şimdiki adıyla İstanbul olan şehri kuşattılar, şehri düşürdüler ve şehri yağmaladılar... Ne kadar insan öldü elbette bilemiyorum, Kaç litre kan aktı hesaplayamıyorum..

Günümüze yakın bir zamanda Çin denilen ülkenin askerleri Doğu Türkistan denilen bölgedeki insanları köleleştirmeye başladı, haklarını elinden aldı, onları kendi sistemleri için devşirmeye başladı. Ve yine kan döktü, çünkü geçen asırlar içinde güçlenmişti, oysa yüzyıllarca zaman önce Çinliler Kuzeyden gelen insanlar tarafından aynı akıbete uğramışlardı.. Çok kanı dökülmüştü  karşılıklı herhangi bir nedenle savaşan insanların..

Dünyamızın tarihinde coğrafi keşifler diye geçen yeni toprak ve kıtaları keşfeden denizciler orada bulunan ve kendilerinden daha az teknolojik ve savaş malzemesine sahip olan Kızılderili denen bir milleti yüzyıllar içinde ortadan kaldırmayı başardı, onların topraklarında kendilerine bağlı yeni yönetimler kurdular, onlar gelmeden önce de Kızılderili denilen halklar kendi içlerinden savaşıyordu, karşı kabile denilen insan topluluklarını öldürüyorlardı, oraya yeni gelen ve güçlü olan insanlar da o kıtada bulunan milyonlarca otçul ve etçil yabani hayvanı da kürk ticareti diyerek neredeyse soylarını kuruttu. Bol bol kan akıttı. Bahaneleri hazırdı kendilerince. 

....

Dünya kurulalı ve insan denen yaratık ( ki ben de onlardanım) toprak denen maddeyi hiç durmadan kan ile doyurdu, lakin toprak denen madde ise kan içmeye, ruh içmeye hiç doymadı. 

Özetle deniz, kara ve havada çeşitli dönemlerde ve fazla ara vermeden hep kan döküldü... 

Dinler denilen inançlara mensup insanlar da Tanrı emri diyerek dünyanın çeşitli yerlerindeki kültürlerinde hiç durmadan Tanrı denilen bir kavram için insandan, hayvana durmadan boğaz kesti, kan akıttı, bu kanın sonucu olarak da Tanrı'dan sonsuz yaşam denilen ve istedikleri her şeyi yapabilecekleri cennet denilen kavram için kan dökmeyi, inanç, bayram, hüküm diyerek meşrulaştırdılar. 

Bugün yani bu gece yaşadığım kültürde ve bölgelerde Kurban Bayramı denilen kutsal  günlerde yüzbinlerce hayvan boğazlarından Tanrı adı anılarak kesilecek... Kurban denilen hayvanların kanları akıtılacak, derileri yüzülecek, başta protein ve besin deposu olan etleriyle karın doyurulacak, etlerin bir kısmı buzdolabı ve dipfriz denilen soğutucularda depolanıp yıl boyunca et ihtiyaçlarını karşılayacaklar. O kurbanların bir kısmını da ete ulaşmada zorluk çeken diğer ve fakir denilen insanlara dağıtacaklar.. 

Dün bir haber okumuştum, yani 2021 yılının Temmuz ayından bir haber idi, Suudiarabistan denilen bir ülke kendi topraklarında kutsal yer denilen Mekkeye ibadet diyerek gelen hacılara hizmet etmesi ve onlara yardımcı olması için yapay zekalı bir kaç insansı robotun faaliyete geçeceğini duyurdu.. Oysa robotlar kansızdı, kanları akamazdı. 

Geçen yıllarda okuduğum bir haberde de uçak havalimanı denilen bir alanda yolculara hizmet etmesi için üretilen yine yapay zekalı insansı robotlar faaliyete geçmişti.. Onlar da kansızdı. Robot denilen yeni yaşam türleri kansız oluyordu.

Geçen aylarda okuduğum bir haberde Kudüs denilen bölgede, kökenleri amca çocuklarına çıkan insanlar birbirleri ile çatışmışlardı, kimin gücü kime yeterse altta kalanın canının çıktığı, kanının aktığı bir sürtüşmeyle 70 yıla yakın bir zamandır birbirlerini öldürmeyi deniyorlardı, çoğu zamanda karşı veya farklı dedikleri insanları öldürmeyi başarıyorlardı.. Çünkü kan akıtmak kutsanmıştı. 

Kan dökmek; kutsal denilen kavramın; mücadele, fetih, gasp veya ganimet denilen kelimelerinin önüne "Tanrı için", "Tanrı istedi diye" veya "ben öyle gördüm", "benim faydama" diye taşıyıcılığı üstlenilen miras olmalıydı. 

Miras da helal denilerek ezelden ebede çeşitli bahane ve yöntemlerle nesilden nesile aktarılıyordu.

Günümüzde sosyoloji ilminin tanımlamasıyla dünyanın bir çok kıta ve ülkesinde yaşayan ve belli yaş aralıklarındaki insanlara da Y Nesli, Y Kuşağı ve Y jenerasyonu deniliyordu. 

Yukarıda kısaca kılavyeye geldiği gibi parmaklarımın maharetiyle zihin , gönül ve beden denilen parçalarımın bir araya getirmesi ile özeti geçilen kan dökülmesi olaylarının mirasını Y Kuşağı kabul ediyor mu, aslında bu derme çatma, kaba saba, ordan burdan mayasını tutturmaya çalıştığım anlatının özeti bu soruydu. Y Kuşağı Kan Dökmeyi kutsuyor mu? 

Ya da yeni bir çağ düşüncesi ile bu sistemi kökten değiştirebilir mi?

Bu soru vesilesi ile 2021 Yılı Kurban Bayramının neşe, huzur ve sağlık getirmesi dileğimle efendim, saygılarımla esen kalınız.. 

20 Temmuz 2021 8-9 dakika 57 denemesi var.
Beğenenler (1)
Yorumlar