Mahlası Olmayan Bir Sefil Şair

‘’Şiir kelimeden ibaret değildir.

…Gençlikte marifet sayardım kelimelerin

Arasını açmayı, böyle böyle kimini

Düşman ettim kendime, kimini dost.’’ (Alıntı)

Sefasını sürmekse hüznün

Evrenin şahikası dilimde saklı öbek

Marifet bildiğim her duyguda saklıydım madem bir ömür

Taziyelerini sunduğum delişmen gönül.

Kefaretini ödedim kendimce

Aymazlığında varlığın

Hicaba dokunup ellerimden semaya uzanan dualarım.

Konduğum hangi lalede saklıydım?

Gül bildiğim varlığımda acıtan dikenler

Esefle içime dalan gözyaşım ve muradım.

Dökümlü eteklerinde matemin

Bir ebabil kuşuna özendim gecenin bir vakti:

Akdi kayıp mısraların resmini çizdim

Sevdalı bir nazire

Elbette şiire giydirdiğim duygularımla

Vebalimdi öykündüğüm her mavi.

Düşmanıydım zalimin;

Neferi sevginin ve asil kimliğin ki:

Hicretimle bağdaştı kelimelerim.

Şiir olmaya ant içtim

Ne zamanki matemi ellerimle içtim

Sonrama da kılıf biçtim

O ritüel ki kefenim safiyet.

Damıttığım huzurda saklıydı şiirlerim

Ve elyaf hüznünde sevdanın

Mahrem kıyılarında ömrün

Kayalıkları dövdü iç sesim kerelerce ve kerelerce.

Her katresinde mucizevi yüreğin

Benlik bir mizaçtan çıkıp da yola

İstanbul gibi ayrı düştüm diğer yakasından muradımın:

Dilenen değildim lalin dillendiren;

Yıkan değildim evreni bilakis kat çıktığım zafiyetim…

Kuram dışı varlığımda hitabetim

Kanunsuz sevdim ben evreni defalarca

Kardığım yüreği de bandım hasrete

Er meydanına çıktım kız başıma

Hurafelerin belini kırdım sefa bildiğim

Yüreğin tüm içten doğası ve dualarıyla.

Zanlardı titreten yüreği;

Kayıp zamirin de ta kendisi elbet

Gizli özne olmaktan da vazgeçtiğim

Bir ömrün rüyasında

Kapıldığım aşkına evrenin

Kıldan inceydi boynum Hakkın nezdinde

Şakıyan her hecede damıttığım mazim;

Köstekli saati babamın kabrinde sarkıttığı

Bir yaslı kuşun bir de yaşlı mevsimin

İzafi yangınıydım sözüm ona.

Bedel biçtiler kimi zaman

Ve darağacına çıktım aklın ermediği ilk yıllarında gençliğin

Tokuşan hasretin bam telinde

Titreşen yüreğin arka bahçesinde

Sevgiye biat bir hazanda açan güldüm;

Aşka hasret tüneğinde mevsimin

Kükreyen bir şiirdim

Aslında bir hiçtim ve de hiç olmaya mahkum.

Rabbimin vasıtasıyla sevmeyi şiar edindiğim

Bir meczup nefer aşkın ihlas yüklü rotasında

Delişmen kimliğime paye vermese de evren

Çıkış ve varış noktamdı rahmet

İlahi Coşkusuna nail olduğum her duamda

Bahtıma çıkan hangi yürekse

Kardığım izafi harita halis munis bir düştüm

Öyle bir düştüğüm aşktı ki

Hazin gölgemde tattığım huzur

Yandığım kadar İlahi Aşkın uzamında

Ben ki mahlası olmayan bir sefil şair.

Gülüm Çamlısoy

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış