Varyete





-kullanılmış ömürler üzerine kurulan saltanatların,

kırılan dünyanın en alt tabakasında
kuraklık ve varlığın
en kalabalık yeridir istanbul-






gazeteler yalan dolu haberlerimizde cinayet
idamlık gözlerim soldu, gül bahçelerinde
her bir yan ziyan oldu dört sözümden biri gurbet
biz hangi şehirde mahkum kaldık, bilemedik. hayret !

baktım ki kendini tanımayan kelimeler çoğalmış
ibneler diyarında ustura erkeklik sayılırmış
hüküm verilmez bu zamanda inancımızdır kefaret
gün olur adalet kapısında melekler de satılırmış

topuğundan vurulan, şöhret olup çıkan sanatçılar
göğsünü açıp reyting dalgalanmasına sebep oluyor
vergi rekortmeninin oğlu özel kolejlerde okurken
babasının ne iş yaptığını hiç kimse bilmiyor
rüşvet almak dururken, alın teri boşuna
baktım ki öksüz çocuklarımız işporta hayaller satıyor
o, aşkını piyasa yapmış; biz, ekonomik krizde boğulurken
bu kamusal halimizi neden kimse anlamıyor

yoksulu tokatlayıp, kendini padişah görenler de var
ne savaş, ne soykırım; insanlarımız açlıktan ölüyor
bir de yaptıklarından gurur duyup övünmeleri yok mu ?
sizin yolunuz burada kitapsızlık sayılıyor

ne din ayırdık, ne de dillerine sövdük yaşamların
eş bildik, dost saydık yüzümüze gülenleri
anladım; han aynı, zaman farklı, değişen bir an bile yok
tarlamızda çakıl taşı, bereketsiz topraklar çoğalıyor

sırtımızdan vurmuşlardı yıkılmamıştık
oysa biz, mavi gökyüzüne nasıl da inanmıştık
bu alem ana rahmi gibi zifiri karanlık
kuru ekmeği rüzgar bile süpürürken düşlerinizde
hani nerede şimdi “o” hiç toz kondurmadığınız insanlık







... / 15.08.2009






20 Ağustos 2021 19 şiiri var.
Beğenenler (5)