Vesile



ah be güzelim
hiç bir şey yazacak havamda değilim değilim de
öyle özledim ki seni gel de yazma şiir

yemin ederim hatta iki gözüm önüme aksın yalanım varsa bak
şiir de olmasa hiç görüşeceğimiz yok seninle
ne mübarek ne muhteremdir şiiri icat eden kişi
minnetle anarım hep kendisini
onun sayesinde aynı şiire düşer gölgelerimiz
aynı şiirlerde bakarız
yattığımız yerden ayrı odaların tavanına
ve biz seninle
şiirlerde ağlar şiirlerde dertleşir şiirlerde sevişiriz
bir tek şiirlerde söyleşiriz ancak
bu yüzden elim şiire varmasa da
sırf seni konuk edebilmek için geceme
bulur bir bahane
abuk sabuk da olsa ne geçerse elime yazarım habire


ama sen müsterih ol lütfen
neticede şiirdir bu
mubahtır her şey


dilimin de elimin de
hele ki parmaklarımın ayarı yoktur benim bilirsin
olura olmaza yazarım kendimce
ben şiirde kural tanımayan adamım çünkü sevgili
şiir yazarken edepsizleşir
ağza alınmayacak yerlerine selam dururum kimi
hasılı kelam yaşamak özgürlük gerektiriyorsa tat almak için
ve özgür yaşayamıyorsam hayatımı ekmek ve emek derdine
ve ateş pahasınaysa nefes alıp adım atmak
kısrak sayar
heveslerimin engin çayırlarına salarım şiiri
sonra da sağrısına bir şaplak çakar
tıpkı sokakta rastlanan kırk yıllık ahbapla laflar gibi
ruhumun açlığı kadar özgür kılarım dizelerimi
(bıraksınlar da şiirlerde özgür olalım bari)


hem şairin de eli sürçmese
sen yanmazsan ben yanmazsam demezdi de
sen yazmazsan ben yazmazsam
kim yazar
kim bastırır
bu açlığı derdi muhtemel

mesele yanmaksa
zaten önünde sonunda yanacağız cehennemde
ve güneş hep yeni güne kucak
kırlangıçlar umuda kanat açar
kimler geldi kimler gitti sonuçta
ne
ne kadar değişti ki şu dünyada


şiir tıpkı ağlamak gibidir hem sevgili
ağlamanın bir çeşit ön sevişmesi olması gibi intiharın
çünkü insanın gözlerinden atlaması
yahut gözyaşlarına kendini asmasıdır ağlamak
içten dışa çıkamamaktan muzdarip duyguların intiharıdır şiir


ateş pahası dedim de aklıma geldi
aman ha gözümün nuru
istirham ediyorum
bakma sen
yok kardeşim bu hayat böyle çekilmez
yaşayacaksan toz pembe yaşayacaksın
diye ahkâm kesenlere
kanma sen onlara
onlar ki
çekirdekten yetişme gözleri velfecri okuyanlardır
onlar ki ana baba parasıyla ihya olanlar
alın teri imbiğinden süzülen şerbetten nemalananlardır
sakın ola inanma sen onlara
çünkü pembe uçuktur ve en uçucu renktir sevgilim
uçar gider ve büyüdükçe biz tozlu günler kalır geri
zaten memlekette bütün yolar tozludur
ve bir hayli engebeli


sonuç itibariyle
tek tabanca gelinen dünyada
kimi zaman tutkuları tutukluk yapar insanın
kimi zaman bir onulmazda tutuklanır
el ayak değil sadece
gönül de prangalıdır gayrı
bildiğin gönüllü idam mahkumu yani
bu yüzden
hani olur ya belki bir daha şiir yazmam yazamam
görüşemeyiz ya şiir vesilesiyle
şunu bilmelisin ki
ben seni hiç bir baskı ve tesir altında kalmadan
hür irademle sevdim ciğerparem

sevdim seni sevmesine de
hani şu kavuşamamak var ya
hani sen orada ben burada
hani sana dokunamamak
gerdanından öpememek
kokunu çekememek sineye
aklımın yerine heybetli bir zangoç koyuyor sevgili
zangoç ki öyle böyle değil
çanları susturan gür mü gür sesli
yak geçmişi kendini
zaman aşımına uğramadan bu aşk
var git düşlerinin ardından diyor


düş ki
herhangi bir açlığın bir somun ekmeği
tahrip gücü yüksek el yapımı patlayıcının fitilidir


ve sona doğru
hatta gider ayak
ve şahitlerin huzurunda buraya şerh düşüyorum sevgili
sana üç şey borçluyum
bir sayende silikleşen geçmişim
iki sayende netleşen şimdim
üç sayende bitmesin istediğim geleceğim
ant olsun ki üç vakte kadar sana geleceğim


işte o gün sevgili işte o gün
hani bir günlük ömürdür ya kelebeğin ömrü
ve sanki bunu biliyormuşcasına
sanki bir daha uçamayacağının farkındaymışcasına
uçar ya hani oradan oraya
işte öyle ömürlük
öyle evladiyelik sarılacağım sana
kuruşu kuruşuna
metelik borcum kalmayana kadar
sarıla sarıla ödeyeceğim tüm hepsini sana


işte o zaman canım ciğerim
işte o zaman
şiiri alet edip buluşmalarımıza
uzaktan uzağa yapamadıklarımıza inat
bir fiil şiirlere ilham yapacağız kendimizi
öyle köşe bucak fethedeceğim ki gizlerini
hem de öyle memlekete hayırlı köleler doğurma merasimi gibi değil
adam akıllı
boylu boyunca
ve aşkla


çünkü
senin teninin her zerresi
resmedilmemiş galaksisi kainatın
gövdenin her cüzü
şiire dökülmemiş birer kayıp kıt'adır


çünkü
müpteladır sana benliğim
sana dokunamamak felaketim



17 Aralık 2021 180 şiiri var.
Yorumlar (6)
  • 5 ay önce

    Bu ne zengin bir şiirdir Uğur. İmrendim doğrusu. Hele ki şiirin tarif edildiği bu dizeye hayran olmamak elde değil "içten dışa çıkamamaktan muzdarip duyguların intiharıdır şiir". Emeğine , Yüreğine sağlık var olasın.

  • 5 ay önce

    Kutlarım adaşım. Kalemine sağlık kendini çok iyi ifade etmişsin.

  • 5 ay önce

    Oyyy oyy yaşamak bir an'ı ve o bir an'ı ömre bedellemek şiirselliğiyle ne güzel olmuş Uğur bey kutlarım