Yüzyıllık Uykusuzluk

yüzyıllarca süren bu uykuyu 

görkemli bir uyanışla bitirmesini bekleme gözlerimin

var oluşuma aykırı şekilde hapsolduğum bu esaret

bana güzellik katmadı bilesin


artık rüya göremediğimi farkettiğim zaman anladığım gibi

basit bir lanetle yıkanmamıştı ruhum

ve

asla kapanmayacak yaralar bırakmıştı  bana yüzyıllarca süren bu zulüm 


öyle bir esaretti ki bu

bir zindan bile değildi hapsolduğum yer

ne kilitli  kapıları 

ne ışığa hasret camları 

ne de kanla sulanmış taştan duvarları vardı 


sadece

kocaman 

dipsiz 

karanlık bir kuyuydu 

kendi içimde yarattığım bir boşluktu hapsolduğum 


ve ben 

kendi karanlığımdan tabii ki kaçamazdım  

 

keşkelerimin devamı olamadı bu yüzden 

hep yarım kaldı laflarım 

asla diye bir sözcük yaratılmamıştı sanki 

hiçbir şeye karşı koyamadım 

ve yine 

çaresizce izlerken tekrar tekrar tüm yenilgilerimi  

müdahale edebilecek bir durumda da asla olamadım  


şimdi uyanışım sadece başka bir boyuttaki ölümüm ile eş değerken

ben anlamını yitirdiğim her şeyin ancak yasını tutabiliyorum

ve

uykusuzluğa dalmadan önce yaptığımın tersine

bir hiçin artığından başka bir şey olmadığımı efendice kabul ediyorum   


hatta ve hatta

tüm gerçekliğimi cesurca kucaklıyorum 


anlayacağın

kendimi hapsettiğim o kör kuyunun kendisiyim artık 

ve

yüzyıllık bir uykusuzluğa bu sefer bilerek dalıyorum 



Menekşe Ulcay

Yorumlar (4)