Rehin


mavi kentin çocuklarıydık biz
avuçlarına
sebepsiz uçurumlar dolan






kırık güller satın alırdık
beyaz geçen kış aylarından
içimizde tükenirdi gece
denizin o dar geçitlerinde
adım adım ilerlerken yalnızlığımız

baharları devirirdi solgun çiçeklere
ayakkabıları delik ömürler
derin boşluklar doğardı
yağmur kokan ıslak tenlerimizde

yelkovan akrebe sığınırken
sürgülerini kapatırdı nehir
yüzümüzü kör bir ayaz keserdi
donardı iki bedenli aynalar
dünden arta kalan
bulutsuz düşlerin üzerine

adını hatırlamadığım
birkaç anlamsız renk kaldı karanfillerimde
durma, sök al
pencerelerimin iz düşümlerine sarkan yıldızları
hiç düşünmeden
yarım ay zamanı,
durma, yırt al
son ver bu med-cezir seferlerine

rüzgarı sürgüne gönderirken ellerim
sesim gölgeni dolunaya düğümlüyor
işte bu yüzden bir ihanete son kez
sessiz bir ayrılık gömülüyor

bu anlamsız coğrafyanın
hangi iklimin sınırlarındaysa
ve hangi şehirde nefes alıyorsa gözlerin

hadi;
kuruttuğum ölü topraklarını da al yanına
sessizce tükenirken yüreğimdeki hasretin.











... / 08.03.2009

25 Ağustos 2021 19 şiiri var.