Umut Filizleri -I-

Penceremin altındaki minik limon son günlerde üst üste yaprak büyütüyor. Sanırım kışa hazırlık telaşımıza kulak misafiri olmuş o da kendince önlem alıyor. Mevsimin telaşına kapılmış her şey gibi o da güneşten bir kışlık güç alma peşinde. Biz kendi telaşımıza kapılmışken kapıda bekleyen koskoca kışı atlatmak arzusuyla onca canlı aylar boyu yüzünü göstermeyecek güneşten alabildiğine faydalanma yarışında. Ah şu bitmek bilmez koşturmamıza bir mola verip biraz izleyebilsek, bir süre kulak kesilebilsek yanıbaşımızda olup bitenlere.

Nerde efendim! şöyle sonbahar güneşine sırtımızı verip bir acı çay içip zamanın tadına varmak. Yok efendim yok varsa yoksa olması gerekenin on katı telaş. Oysa her yaprak beyhude düşmüyor toprağa. Anlayana!

Renk aynasında kendi rengini tanımlamadan gitmek de var demişti bir şair. Yazdığı onlarca mevsim şiiri boşuna değildi. Ne var ki insanlar iz bırakmak yerine haddinden fazla biriktirdiklerini koruma güdüsüyle yine biriktirdiklerine yeniliyorlar.

Bir kaç ay öncesiydi çaya sıkılan bir limonun içinden avucuma düşen minicik bir çekirdek; konuşmuştu sanki benimle. Uzun zaman önce kuruyan çiçeğin yerinde kalan bir kaç avuç toprağı hafifçe karıştırmış çekirdeği bırakmıştım. O günden sonra yeşilin salt renk olmadığı veya verdiği güven hissinin sadece renginden kaynaklanmadığı inancı hayatımda küçük küçük değişimlere sebebiyet verdi. Mühim olan rengi büyütebilmekti.

Hayır efendim hayır konuyu aşka getirmeyeceğim o zaten her şeyin içinde adını sürekli tekrarlamama gerek varmı. Bu aralar şairler öyle yorgun ki yitip giden aşklardan neredeyse dökülen her yaprağa bir şiir yazılıyor. Birde ben girmemeyim mevsimle güneş arasına.

Şiir demişken dedim ya o günden sonra hayatımda küçük küçük değişimler oldu. Topraktan filizin ucunu gördüğüm gün mucizelere olan inancım bir hayli arttı ve uzun zamandır uzak kaldığım kalemime bir merhaba dedim. Şu kısacık zamanda ne çok şey değişmiş siz aldırmayın benim küçük değişimler oldu dediğime. İnsan bir vakit uzak kalınca sevdiğim dediğinden gerçekten sevip sevmediğini daha iyi anlıyor. Yıllar önce bir büyüğüm insanlar bir kaç ay ayrı kalsalar birbirlerini sevip sevmediklerini daha iyi anlar demişti. Ne kadar doğru bir söz; kalemi elime aldığımda onu ne kadar sevdiğimi ve özlediğimi anladım.

Elbette insanların en çok özlediği kendilerini en mutlu eden şeylerdir; ki bu aralar şu çılgınca koşuşturmadan kendime özel bir gün daha yaratıp tüm gün film izlemek istiyorum. Neyse konumuz kaleme olan özlemdi. Bir süre ne yazacağımı bilemedim. Nihayete ermeyen bir sürü gelişigüzel cümle kâğıtlarda yerini aldı. Gözüme sıska limon filizi ilişti; benim küçük limon filizinin suya ihtiyacı vardı. Benim de...

Bir şeyi yapabilmek için başka bir şeyin yardımına muhtaç iseniz ve bu zincirdeki halkaların sayısı artıyorsa emin olun sonunda başardığınız şey çok kıymetli. Bunu başkasının ağzından duymanıza da gerek yok. Sizin ortaya koyduğunuzun kıymetini ölçen bir cihaz henüz icat edilmedi emin olun.

Tamam tamam felsefe değil bu yaptığım. Nerde kalmıştık. Evet evet benim de yazabilmek için bir şeylere ihtiyacım vardı. Salt kaleme olan özlem yetmiyordu. Bunun için geçmişe doğru mu gitmeliydim, bunu istemedim. Sadece anılar üzerine kurgulu bir metin okuyucusu bir ben olsam bile sıkacaktı. Gelecek mi olmalı baş kahraman. Hayır hayır bu da tek başına yeterli değil. An desem yok yok. İşte böyle bir kafa karışıklığı, iyisi mi akışına bırakmak olsun adı.

Tam da bu değilmi insanı yanıltan. Akışına bırak belki iyi bir yol başlarda ama; ipler kontrol edebileceğin uzunlukta olsa... yahu kesme hemen felsefe yapmıyoruz tamam.

Limon filizi nihayet toprak üzerinde doğrulmuştu. Benimse hala cümlelerim gelişigüzel; oysa filiz hiç de gelişigüzel büyümüyordu. Onun yönü her zaman güneşe...

Hüseyin Özüpekçe

Yorumlar (5)
  • Özlemişiz kiymetli kaleminizi..okurken büyük bir keyif aldim yine. O minik limon çekirdeği sanki benimle de konuştu...kaleminize sağlık ve yüreğinize..çokça selamlar...

  • Bahar Batıl
    29 gün

    Var olsun o güzel limon, düşen yapraklar, özlenen kalem. Aralara limon kokusu serpiştirilmiş incelikli bir mevsimsel iç dökümdü okuduğum ve daha da okuyabilirdim öyle güzel bir dille kaleme alınmıştı. İyi geldi galiba. Evet kesinlikle iyi geldi. Özlemiştik diyor ve selamlarımı gönderiyorum Hüseyin bey.

  • Güne ne yakıştı...tebrikler yeniden..

  • Tebrik ederim Hüseyin şairim. :)

  • Umut hayatın içinde dışında, her yerde hep var aslında... Bir limon çekirdeğinden alır başını gider insan işte böyle hayata dair, insana dair duygu ve düşüncelerini aktarır, tespitler yapar... Kimi alır bunları yüreğinin orta yerine koyar, kimi aklının bir köşesine not eder, kimide suya yazar ve uçup gider bir çırpıda düşünceler... Umut hep var olacak zaten, onun içinde sevgi tomurcukları olduğu müddetçe... Yitirmeyelim keşke içimizde ki o insan olma duyarlılığını, insan olma onurunu... Hayat bize zaman zaman çok maniler çıkarsa bile yine de anlamlandırılmayı hak ediyor fazlasıyla... Kutluyorum yürekten...