Umut Filizleri II -Unutulmak

Ses hiç bir zaman evrende kaybolmazmış ve bir öğretiye göre evren seslere cevap verirmiş. Öyle ki evrene hep güçlü mesajlar ve iyi enerji göndermek gerekirmiş. Evrende buna mutlak bir karşılık verirmiş. Bu durumun gerçeklik payı nedir bilemiyorum sorgulamak da istemiyorum. Aşkın hep acı bir çığlık olarak yankılandığı evrende karşılıksızlıkların nedenini sadece evrenin duyarsızlığına da bağlamak istemiyorum. Sadece aşka bağlamak da istemiyorum karşılıksızlıkları.

Örneğin aradan geçen bir kaç haftada bizim minik limon fidesi bir hayli büyüdü büyürken de birkaç yaprağı gövdesinden uzaklaştırdı. Anlayamadığım bir durum bu minik filizi ayakta tutan o ilk yapraklar yenisi büyüdükçe neden atıldı gövdeden? Açan her yaprak filizin ayakta durup ağaç olma yolunda ilerlemesi için umut olurken, vazgeçilmesi gereken neden ilk yapraklar olur? O zaman burada ki müthiş bir kullanılma durumu değil midir? Bunu bile isteye ilk yaprak olmayı göze alıp solup giden yaprakların yerini tutar mı gerçekten o yeni yapraklar? Hayır yani arada bir derdimi anlatıyorum sana ama sende de hiç cevap yok.

Şu sıralar bizim minik limon fidesinin bu ilk yapraklarından ayrılması insan ilişkilerinin gerçekliği üzerine düşündürür oldu beni. Yahu ne çok insanı sırf çıkar uğruna katmışız hayatımıza ya da ne kadar çok insana malzeme olmuşuz. Bugün dost dediğimiz sırf çıkar için yarın düşman; düşman dediğimiz aynı şekilde dost olabiliyor. Acı gerçekse sizin çıkarsız sevdiğiniz ya da bir çıkarı olmadan sizi sevenler hep ikinci üçüncü planda kalıyor. Bizim limon fidesinin yaprakları misali. Daha iyisini bulduğumuzda eskisini nasılda çabuk unutuyoruz.

Unutmanın sıradan bir eylem olduğu bu günlerde unutulan taraf olduğumuzun da farkında olmak gerekiyor. Malesef sanal alemde bu konuda pek bir yardımcı oluyor. Ben bu tip insanlardan değilim sloganları atmanın bir gerçekliği yok. Ha elimden geldiği kadar çıkar ilişkisi kurmam deniliyorsa karşı tarafın tavrından da emin misiniz sorusu öylece ortada duruyor. Şunu da belirteyim elbette bir takım kazançlar için hayatımıza insanlar girip çıkacak. Benim kabul etmek istemediğim nokta çıkıp giderken kullanılmışlık hissinin yüze vurulması ve yeni ulaştığınız yerin size başka umutlar vermesi demek ki bir sonraki aşamada daha çok insanın omzu ağrıyacak. Bizim limon fidesi daha çok yaprak dökecek...

Ben hazır değilim ayrılmaya diyecek fırsatı bile vermeden bunun açıklamasını bile dinlemeden biten çıkarlar ne kadar çok bitmiş insan türetiyor çevremizde. Sebep mi onlarda kullanıldılar. Çünkü bu yarışmada bir galib de yok. Çünkü durduğunuz yer sizden bir öncekinin ayak izlerini taşıyor. Velhasıl dostlar kafam bir hayli karışık çıkarsız bir dünya görüşü sloganını benimsemiş biri olarak unuttuklarımın hesabını kime vereceğim bilmiyorum. Hemen belirteyim bu sorgulamadan sonra şöyle bir kanaat oluştu. Amiyane tabirle geyik muhabbeti yaptığınız yapabildiğiniz insanlar aslında çıkar ilişkisi kurmadıklarınız.

Bizim limon fidesi daha ne dersler verecek bakalım. Şunu anladım ki her açan yaprak her yeni filiz umut filizi ancak söküp attıklarınında anısına bir şeyler yapmak gerek. 

Hüseyin Özüpekçe

Yorumlar (1)
  • Yine güzel bir sohbet dost kaleminizden...malesef ne bu soruların kesin cevapları olacak ne de bu sorularının sayıları gün geçtikçe azalacak...Çok güzel çıkarımlar var yazının içerisinde. Özellikle kendinizi dışında tutmadan yazmanız ayrı bir güzellik..eski ve yeni kıyafetler gibi oldu insanlar hayatımızda... belki de eskileri bahane edip yeni gelenlerin canını yakmamak lazım...ya da dediginiz gibi daldan dala konmamak da... Dinlemeyi severim; kim anlatsa ilişkilerle olan dertlerini yazdığınız her şeyden şikayetçi lakin kendiside yapmaktan geri kalmıyor...sorsan ama benimki farklı diyor..."empati" denilen şey afilli olsun diye kullanılan bir kelimeden öteye geçemiyor... Limon fidesine de teşekkürler ediyorum...ne güzel şeyler yazdırıyor size..sevgiler ve selamlar olsun.