Işık Ormanı

İmdadıma yetişiyor eski bir ruhun sesi

Ki ne zaman böyle olsa dakikalarca gün sayıyor ağlayarak içimdeki çocuk.

Bak! Soğuk Aralık gündüzlerini sokaklarda geçiren ayaklarım,

Bak! hala ısınacağına inanıyor ocakta

Bunca tufanları sanki hiç yaşamamışım,

Değmemiş eteklerim suya.


Neden üşüyorum ki ve neden üşür,

Neden ağlar adamın içinde bir fotoğraf

Zaman diyorum, zaman ki beni hayatın karşında un ufak

Güneşi doğuruyor bu insanlara.

Gel ve ver elini elim.

Ayı sevdiğimiz o soğuk geceye gidelim.

Yüzümüze muştulanan o kırmızı ayın göğsüne


Ve bulutlardan düşünce yine ayak diplerime

Hapsolunca çocuk taş ustasının gözlerine

Ki hoyrattır elleri taş taşımaktan, adım başı yara bere.

Umut denen çekiç ve örs ve korun alevi

Isıtacak seni.


Ey! Şiiri doğurmak için sancıyan yanlarım, bak!

Düşüyor kar yılca beklediğinden kin tutarak

Deniz Pınar

Yorumlar (1)