Ömre Düşen Cemre

Zaman,

Mekan,

Olay,

Tarumar olmuştu üç birlik kuralı hayatımın.

Hangi toprağın evladıydım ben?

Kim vermişti can suyumu?

Bir nasıl bir tutulmaydı ki bitmez meret.

Para verdiğim tüm dilenciler de zenginmiş meğer.


Hadi söyle şimdi!

Bu kadar renge ne hacet?

Güneşi koysam avucuma dağılmıyor ki zulmet.


Faraza girdim bir kuyuya.

Bastım kuru ekmeğe.

Geçtim merdiven altından.

Gördüm bir kara kedi.

Düştüm yollara, oldum revan.

Demediler ki be adam batıldır edilen beyan.


Yetmedi Anadolu bozkırları.

Yetmedi beton ormanlar.

Suladım atımı bulandı sular. 

Filizlenen çiçekler kokmuyor.

Sabah rüzgarlarında ötmüyor kuşlar.


Söyleyin şimdi ey ahali!

Galata’ya mı çıksam,

Teller mi bağlasam,

Yoksa berrak sularda paralar mı bozsam?


Hiçbiri değil mi?

O zaman kahredelim hayata.

Ne olmuş yani bir yanım noksan.

Yok mu ki dört bir yanımda isyan.

Hep böyle gidecek değil ya bu roman.


Hey hak!

Tam da kapanacakken gönül kapım,

Düştün ömrüme o an.


Bilmem  ki daha toprağa düşmeden cemre,

Yeşermeden yapraklar ,

Kokmadan çiçekler,

İşledin iliklerime kadar.


Sen geldin dil geldi aleme.

Durdu şiirler mağrur bir subay gibi selama.

Sustu tümceler,

Yol açtı sevdaya.

Oğuz Yılmaz

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış