Öncenin Sessizliği

parmak uçlarımda

ılık bir uyuşuklukla araladım geçmişin kapısını

bir avuç suyun

dik bir yokuşa direnişi kadar

dirençsizdi ellerim


gözlerimi yaktı

önce içinde

aynı kalmayan önce

ağlamanın her haline şahit kirpiklerim

göz kapaklarımın içine çekildi ansızın

yuvalarının girişi üzerinde

ateş yaktığım kırmızı karıncalar

intikam mı alıyordu benden


bir an önce

gitmem gerektiği hissiyatı veriyordu

tanıdık ve bir o kadar da yabancı gelen bakışlar

ve sığınmaya çalıştığım her gölge

yüzünü aksi yöne çeviriyordu

yoksa bu da

intikamı mıydı

güneşi kendi tarafına çeken

önce içinde sıkışmış sonranın


kimdim ben bu sessizliğin içinde

ilk ve son adım arasında

ne kadar uzağa gittim bilmiyorum

hiçbir yönün güne bakmadığı

ondört metrekarelik avluda bile

yürümek bu denli zor gelmemişti


ah

sessizliği örtülenmiş

ülkem

anılardan silinmiş bir mülteci olmak için

geçmedim

buzdan ve ateşten

bir ses

tek bir söz istiyorum senden

varlığımı sorguladığım

kırk ömürlük yürüşüme bir anlam bu

var mıydım bir zamanlar

13 Ocak 2021 54 şiiri var.
Beğenenler (7)
Yorumlar