Üç Şehit İki Yaralı



Ben Mehmet

Anasının kuzusu

Babasının koçu



Babam rençberdir benim

Atmış üç yaşındaydı o zaman



Anam benim

Babamın yegane ırgatı

Elleri kınalı anam

Elli sekiz yaşındaydı o zamanlar daha




Görseniz nine dersiniz

Çökmüş erimiş bir halde

Yıllarca çekince

Bağın bahçenin kahrını

Kalmamış artık dermanı



Otuz hanesi vardır köyümüzün

Torosların yamacında

Üfül üfül eserdi rüzgarı

Dereleri pınarları hala aklımda

Yanımda dostum karabaşımla

Hayvan otlatırdım yaylağında

Bir inek vardı

Dört koyun

Köyün diğer hayvanlarını da alır

Çıkardık sabah beşte yola




İki bacım vardı benim

Biri büyük biri küçük

Bir de ağabeyim

Öğretmen oldu gitti uzaklara

Babam beni okutmadı liseden sonra

Bağa bahçeye bakacaktım

Bağ bahçe dediği de

Bir kaç dönüm tarla



Evlenecektim askerlik bitince

Üç çocuğumuz olsun isterdik Haticem ile

Haticem benim

Rüzgarın dağlardan taşıdığı

Kekik kokulu yarim

Ahh bir kere daha koklamayı ne çok isterdim

Hemen evlenecektik asker dönüşü

Çeyiz düzer yolumu gözlerdi




Ah Haticem ah

Bilemedim kayaların arasında kaybolacağımı

Bilemedim gövdemin Gabar'da kalacağını

Gözüm açık gittim Haticem

Doyamadım ben daha sana




Bacılarım evlendi mi

Nine oldun mu anam

Kim bilir kaç torunu ben diye koklayacak

Kim bilir kaç gece hıçkırıklarla uyanacak




Babam ne yapar bensiz

Karabaş nasıl güder hayvanları

Kim bakacak onlara şimdi

Hep onları düşünüyorum hep

Bir de Haticem'i

Tıpkı onların beni düşündüğü gibi



~~~



Ben Ahmet

Anasının bitanesi

Babasının ilk göz ağrısı

Kumduracıdır benim babam

Çalışır üç kuruşa fabrikada

Babam elli iki

Annem kırk dokuz yaşındaydı

Ben askere giderken




Bir kız kardeşim vardı

Benden üç yaş küçük

Yazları pamuk toplamaya giderdik

Bazen karpuza

Çukurova derlerdi bizim oralara

Toprak değil ana gibiydi

Sürekli ekin verirdi




Meslek lisesi mezunuyum ben

Kazanamayınca üniversiteyi

Dedim yük olmayayım babama

Başladım iş aramaya

Gönül de kaydı bir güzele

Dedim gidip geleyim bir an önce

Yoksa bitmeyecek bu işkence




Nerden bileyim

Ciğerimi parçalayacak bir kurşun

Yığılacağım oracıkta




Ah anam babam kardeşim

Ne yaparlar bensiz

Kim sahip çıkar onlara

Kimi koyarlar bağırlarına




~~~



Ben şehit er Naki Önder

Adımı verdiler

İzmit'te bir sokağa

Kuyumcuda tezgahtardım

Arkadaşlarım vardı benim

Canım arkadaşlarım

Sabahlardık kahkahalarla

Vurulmak için askere gitmeden daha




Aldılar canımı bir hain pusuda

Hem de daha ömrümün baharında

Yıllar oldu İzmit'e gitmeyeli

Ne anamı hatırlıyorum

Ne babamı şimdi



~~~



Ben Zafer

Zafer Bayramı'nda doğmuşum

Babam çok severmiş Ata'mı

O takmış adımı

Yaşım yirmi üç

Babam yok benim

Hiç görmedim yüzünü

Maden ocağında gömülü




Beş günlük bebekmişim

Anam kocasız

Ben babasız kaldığımda




Sonra şehre taşınmışız

Anam durmadan çalışmış

Tezgahtarlık yapmış

Fırsat buldukça da

Ev temizlemiş cam silmiş

Tek derdi okutmakmış beni



İşletme okudum

Ama ne fayda

Bütün kapılar kapanıyordu suratıma

Dedim gidip geleyim

Askerlik çıksın aradan

Bir iş bulur kurtarırım anamı




Dağ gibi gittim askere de

Eksik geldim evime

Şimdi bir elimde üç parmak

Bir bacağımda ayak eksik

Anam bakıyor hala bana

Zaten kimse de bakmaz oldu

Yaralı suratıma



~~~



Ben Cafer

Yaşım yirmi bir

Babam öğretmen emeklisi

Annem ev hanımı

Bir evimiz var kasabada




Çok severdi herkes beni

Kimin derdi varsa ben orada

Herkesin işine koşardım

Bakkal çıraklığı da yaptım

Pazarda limon da sattım

Babamın ilaç parasını çıkartmam lazım




Yaş gelince mecbur gittik askere

Ama erken geldim ben

Henüz beş aylık er iken



Yakınıma düştü bir bomba

Aldı götürdü gözlerimi benden

Sıcak sıcak aktı gözlerim yüzümden

Avucuma akan gözlerime baktım

Hiç bir şey göremedim



Can havliyle o kadar bağırdım

O kadar bağırdım ki

Duyamadım hiçbir şey

Günlerce yattım GATA'da



En sonunda açtılar sargıları

Dünya yoktu ortalarda



Ne çok sevdiğim denize bakabileceğim artık

Ne evde beslediğim kuşlarımı duyabileceğim

Ne anama babama yardım edebileceğim




Aylar oldu çalmadı kapımızı kimsecikler hâlâ

Cafer'i unuttu yardımına koştuğu kasaba



..


06 Eylül 2021 180 şiiri var.
Beğenenler (9)
Yorumlar (1)
  • 8 ay önce

    Etkili bir şiirdi dünyaya insan dert çile çekmek için mi gelmiş insanlar insanların acı çekmesine sebep Oluyorlar bana göre dünya anlamsız bir çokları rahat bir hayat sürerken birileri acılar içinde yaşam Mücadelesi veriyorlar dünya da adalet diye bir şey görmedim sabret diyorlar kolaysa birde onlar sabretsinler Canı gönülden tebrik ederim hocam saygılarımla selamlar