Mafya Aşkı

O bulunduğu ülkenin en önemli mafyalarından biriydi. O kadar güçlüydü ki onun sözü mecliste bile alınan kararlara etki ederdi. Bilirsiniz gelişmemiş ülkelerde siyaseti şekillenmesinde bu mafya tipi derin yapıların etkisi büyük olur. Bizim Algın adlı ülkemizde bunlardan biridir. Nasıl mı? Bir iç işleri bakanımız var o kaçak yapılacak yolların planlamasını yapar ve kaçağın güvenle getirilip, götürülmesini sağlar, tarım bakanımız uyuşturucu madde yetiştirme alanlarını ve getirtilme yerlerini belirler. Ha başbakan mı? O da baş çakal! Ne mi yapar? Bir sistem kurdurmuş, sistemde kodlar var tabi. Bunlarsa birer şifre ve dosya. Herkesin bir dosyası var, kim nerede ne yapacak belli olan. Belli seçilmiş kurumlar var. Bu kurumlarsa pazarlama, nakil, satış gibi işlerden sorumludur. Yani anlayacağınız mafyanın işi için düzenlenmiş bir siyasi yapı var. Ve bu yapı maalesef din afyonu adı altında halkı uyutan siyasetçiler tarafından yapılır. Eee… Şimdi dersiniz tabi neden içeride kaçakçılık yapan o kadar insan yatıyor. Derim ki size onlar birer yemdi. Yani kaçak tonlarcadır, toncuk değil. Azı gösterip, yakalattırıp kaçağın çoğunu aynı istikamette götürürler. Bu da mafyanın politikasıdır. Zaten mafyada iç hesaplaşmada bitmez. Hesaplaşma varsa, ihbar edilen kaçakta vardır. Eee…Bu da tabi birbiriyle kavgalar, adam öldürmeler, birbirine zarar vermeleri beraberinde getirir. Tabi mafyaların çalıştığı her yerde bir örgüt ya da örgütler silsilesi de vardır. Ama örgütler mafya hesaplaşmasına pekte dâhil olmazlar. Onların iş alanları farklı tabi. Neyse gelelim bizim mafyaya… O da az değil, çok can yaktı, kan döktü. Başka mafyalarla arası açık bu yüzden. Tabi bunun sebebi piyasada en büyük güç olma isteği ki, bu da kolay kazanılmıyor. Ayrıca her şeyin bir bedeli vardır. Bu yüzden bizim mafyan hayatı sır gibi diğer mafyalardan saklamak zorundaydı. Bu yüzden o öyle ulu orta aşkını bile yaşayamazdı, evlenemez ve çocuk bile yapamazdı. Diğerleri öğrense ilk onun hayatındakileri ortadan kaldırtırdılar. O, bunu bilse de gönlüne söz geçiremedi. Bizimki bir kıza öyle âşıktı ki, aşkını saklamayı becermenin yanında bir de sevdiği kızı koruma altına alması gerekiyordu. Kız çok güzeldi. Ki onu reddedecek bir erkek ya salak ya da ahmak olmalıydı. İşte bu kız bizim mafyanın en büyük hazinesi ve zaafıydı. En kötüsü de kız, mafya liderinden hamileydi ve bu çocuğu diğer mafyalar bilse yaşatmazdılar. Günlerce bizim mafya adamımız düşündü. Sonunda bir karar verdi. En güvendiği adamıyla bu kızı resmi nikahla evlendirecekti. Tabi kız ile ilişkileri normal şekilde devam ettiği gibi, koruması da sevdiği kıza göz kulak olacaktı. Başlarda her şey umduğu gibi gidiyordu. Fakat zamanla koruması ile bu kız arasında evlilikte keramet var sebebi bir sevgi oluştu. Aynı evde kalan bu iki genç ortak alan paylaşma nedeniyle ve dışarıda evli çift rolü oynamaları yüzünden bu sevgi zamanla aşka dönüştü. Bu iki aşık ayrılmamak isteseler de, engelleri büyüktü. Ya o, öğrenirse ne yaparız diyorlar ve her gün birbirlerine aşk ilanları yapıyorlardı. Bir gün bu iki aşık birbirini öperken bizimki gördü. Oracıkta korumayı öldürdü. Kızı da başka bir eve kapattırdı. Onun hakkında ne yapacağına karar daha verememişti. Çünkü onu canından çok seviyordu. Ama kızı affedemezdi de… Bu ona ve konumuna yakışı kalmazdı. Kız kendine ne olacağını korkuyla beklerken kendince bir karar verdi. Tek çare ölümdü onun için. Hem böylece sevdiği adama da kavuşmuş olurdu, bir ölmeyle. Kız, bu yüzden bir sürü ilaç içti ölmek için. Ama bunu başaramadı. Sadece bu eylemi karnındaki mafyanın bebeğin ölmesine neden oldu. Bu da mafyayı daha çok sinirlendirdi. Artık onun bir beklediği aşkı olmadığı gibi, bir de dünyada onu temsil edecek çocuğu da yoktu. Günlerce içi kan ağlayan mafya, en basit şeylerde bile çok gaddar oldu. Kızın yanına gidip defalarca onu dövmesine rağmen ondan hırsını alamadı. Sonunda kıza bir köpek gibi yaşamayı layık gördü. Kızı hayat evi denilen bir evde herkese pazarlanmasını sağladı. Kıza ebediyen arkasını dönerek. Malum ucuz adamların, sevdası da böyle ucuza heba olur. Çünkü onlar başka yol bilmezler.

15 Mayıs 2020 4-5 dakika 102 öyküsü var.
Yorumlar