Kül
meğer
daha varolmamış masallarımı fısıldarken kulaklarına
asla dolmayacak bir boşluğu giyiyormuşum ruhuma
....................................
beni gidişine hazırlayacak hiçbir yol yoktu
bu yüzden
tüm vedaları ceplerime doldurdum
ve
kemiklerindeki en yakıcı acıları ellerimle okşarken
kulaklarına da daha var olmamış en güzel masalları fısıldadım
ateşin gerçekliği sarmalarken bütün bedenini
küllerin ise yeniden doğuşları için hazırlınanıyordu
ve o an
tüm vaat edilmişliklerden arındırabilirsem eğer dedim zihnimi
rivayetlerin en güzel bahçelerinde seni yeniden uyandırabilirdim
küller toprağa
toprak küllerine karıştı
unutulmuş bir zamanda tüm gözyaşları sanki hapsoldu
binlerce toz tanesiyle uçuşunca havaya bütün o anılar
Işte o an sonsuzluk avuçlarımdan kaybolmuştu
sonsuz bir döngüydü biliyordum bu içine düştüğüm
sanki her şey başka bir zamanda yeniden başlıyordu
toprak küllere
küller toprağa doyarsa dedim bir gün
her yarım kalan şey belki de bir bütün olacaktı