Başı Dumanlı Konuşmalar

Başı Dumanlı Konuşmalar


Başı dumanlı bugün dağların..Etekleri de bir aydınlık ki sorma. İşte bu yüzden görmesem de biliyorum bir yerlerde güneş halen direniyor karanlığa.

Yağmur ise bu durumdan habersiz, usulca topluyor gri bulutlarını , meydan okuduğunu bilmeden güneşin isyankar tarafına.

Başı dumanlı ya dağların başım da dumanlı bugün tıpkı dağlar gibi... ama bende ne güneş var direnen ne de eteklerimden savruluyor ışıltısı...


Çok uzun zaman önceydi.. gitmiştim ben kendimden ve sana söylemiştim benim gidişim tek yönlü bir yolculuktu...

Bu yüzden boşuna anlatmaya çalışma bana..sesin her seferinde vurup da yankılanıyor içimin boş duvarlarına ve ne yapsam da anlayamıyorum ki seni, ağzından çıkan her harf öylece savruluyor boşluğa.


Inan sırf senin için dönmeyi denerdim yine kendime ama öyle uzun zaman oldu ki kendimden gideli, yürüdüğüm her yol mezarlık otlarıyla kapanmış, sanki bana geri dönme dercesine.


Bazen, çok ama çok az bazen...bir fısıltı olup sızıyor içine yaşam.. hatta dudaklarım, inandırıyor yüzümü mutluluğa, kendiliğinden parıldıyor gözlerim içi bile...ama dedim ya çok ama çok az bazen oluyor bu dediğim işte.


Ama daha çok, çok ama çok bazen...kalbimin durduğuna inanıyor beynim..içimde çırpınan o sesleri tabutuna girmeye çalışan bir solucan zannediyor zihnim...bu yüzden ya çoğu zaman ben sadece bir yaşayan ölü gibiyim..


Tüm bunlardan kalan zamanlarda ise özlüyorum seni tanrım...ama bu seferde sana ulaşmıyor bir türlü belli ki ne sesim ne soluğum.


Bu duruma üzülmedim mi sanıyorsun. Sanma..Canım yarıldı hem de tam ortasından. Ben de o an anladım, bir insanın böyle dayanıklı  olacağını. Bilemezdim tabii ki, nereden bilecektim tam ortadan ikiye yarılıp, diğer yarıma halen ayaklarımın üzerindeyken acıyarak bakacağımı.


Ah tanrım...ne çok şey yükledin sen bana...neden sormadın omuzların hazır mı, ayakların bu durumdan razı mı..

Şimdi lanetler yağdırıp, gecenin içine doğru savursam da tüm küfürlerimi ya da öfkemi bil ki sensin geldiğim bu durumun tek muhattabı.


Gitme...dur...

Sürükleme beni peşinden ayaklarım. Zihnim seni algılayacak kadar bile ayık değil. Sen gitmek istersin gitmeye bile yolun yokken ama zihnim seni dinleyemez çünkü çoktan kendinden geçti.


Acımadım mı sanıyorsun...sanma...

En çok ben acıdım kendimden gittiğim için. Şimdi öyle uzun zaman oldu ki gideli geri nasıl dönülürdü açıkçası hatırlamıyorum.


Tanrım....Sensin dedim sorumlusu ama sen bakma bana, görüldüğü gibi kendimde değilim. Nasılsa sesim sana ulaşmaz diye arsızlık ettim.


Affet...





21 Kasım 2020 2-3 dakika 51 denemesi var.
Beğenenler (5)
Yorumlar