Veda Sancısı

Veda Sancısı

Kavuşmalar heyecanlı, ayrılışlar sancılıdır...

İçimdeki bütün isyanları güneşe serdim. Gök mavi, su serindi. Yıkandım ve arındım geçmişimden. Tanrı’nın huzuruna çıkmaya hazırdım sanki.

Bana beni hatırlattı, rüzgarla dans eden ağaçlar. Bir şarkı çalmaya başladı kulaklarımda, bir tek benim duyduğum. Çoçuksu melodiler arasında ruhumu sarmaladım.

Yaralarımı kanatıp kendini bir çıkmaza esir düşürmenin anlamsızlığını gördü gözlerim. Dindirdim gözyaşlarımın öfkesini, böylece biraz da olsa huzura erdim.

Yeniden öğrettim yürümeyi ayaklarıma, gitmek zorunda olmadığını söyledim.

Durdum, dinlendim…

Kendi kendime soru cevap oynadım...

-Vedaları sevmemek, bir zaman aralığında bile isteye tutsak kalmak…

Zorla hazır olamazdı insan ama sonsuza kadar ertelemek diye bir şey de yoktu acıları. Kaçtıklarım sonuçta benim başka bir sıfatımdı.-

Durdum, dinledim…içimdeki fısıltıları.

Cevap bulma zorunluluğumu rafa kaldırdım.

Durdum...Sindirdim...

Gözleri mutlu olunca insanın, zihni de mutlu oluyormuş anladım. Güzelliklere baktım, doya doya ciğerlerime çektim tabiatı. Bir bulut gülümseyerek süzülüp geçti gözlerimden, sözlerime eklemeye çalıştım bana yaşattığı o kutsal hissiyatı.

Bir resim ekledim sığındığım anılarımın içine. Veda etmemeyi sevmemek yine kalmıştı bir şekilde içimde. Veda etmedim bende.

Ağaçlar, kuşlar, ey başı dumanlı dağlar bir daha görüşene kadar iyi bakın kendinize.

Çelikdere…

12 Eylül 2021 1-2 dakika 69 denemesi var.
Beğenenler (7)
Yorumlar