Yüreğim Eziliyor Aklım Almıyor

Gönül desen başka bir labirent. Yürek ayrı, kalp ayrı, gönül de ayrı ve hep başka bir anlam var değil mi bunlarda? Yazılışları farklı olduğu gibi içerdikleri veya anlatmaya çalıştıkları neyse insan özünü temsil eden bu organların, izahı da yok, mizahı da yok işte, nasıl mizaha alabilirsin ki insan hayatını.. Zihin desen bir başka alem, hangi alem, kaç tane alem var ki.. Kim saymış ki, ezbere şu kadar alem, bu kadar alem deyü yazıyor eski kitaplar. Lakin eski kaynakların bu devre faydası var mı sizce de?? Bunalım bu çağ... 

Çözümü olmayan bulmaca olur mu derseniz oluyor? Sosyal sorunların çözümü yok. Bu çözümsüzlük ve eski kuşak ideoloji ve davranışlar gençlerde umut bırakmıyor. Her gün bir gencin hayata anlam yükleyememesi yüzünden intiharını okuyoruz, görüyoruz ekranlarda, not bırakıp, kameraya bir şeyler söyleyip;  tanıdık tanımadık, uzak yakın herkese: hadi bana eyvallah, benden bu kadar deyip gidiyorlar meçhule. Sonuçta meçhul yani ölüm, ölüm anı. Yok kaderdi kazaydı dini açıklamalar ne gönül ne zihin vb vs doyuramıyor. Evrim de zihin ve kalp doyurmuyor, karma inancı desen kim karmış ki de sen şekil veresin, niye veresin?  Çözümsüz, amaçsız kalmaya doğru son hızla devriliyor günümüz.

Kahvehanelerde dünya yönetilir ya hani, veya şairler, gazeteciler, yazarlar ne bileyim herhangi bir görüş sahibi yetkin metkin denilen insanlar tartışır ya, doğrusu şu, yok o eğri, doğrusu bu, olur mu paydası bu payandası bu... Sayısız kelime israfı bu çağ... 

O kadar kutuplaştırmışlar ki zihinleri, insanları, o kadar ayırmışlar ki.. Yok babo, bir araya hayatta gelemez eski kuşaklar.. Gelemiyorlar da zaten. 

Komünizm ve sosyalizm kuzen gibiler, çıkış yolu bulamıyor, insana insan gözüyle değil robot gözüyle bakıyor. 

Milliyetçilik ve hanedanlıklar da kaç yüzyıldır miadını doldurdu, kimi zaman o buna , kimi zaman şu buna galebe çalıp yetkiler metkiler, sınırlar mınırlar yeniden çiziliyor.. Aynı kargaşa devam. 

Dinin açıklamaların bir tutarlılığı kalmamış ve dinlerin kökenleri meydana çıktıkça inanan sayısı çok hızlı bir şekilde düşüyor, kulluk veya kölelik düzenini gençler istemiyor. Ahireti kurtulsun diyen ebeveyne çocuklar gençler; hay senin ahiretinin de demeye doğru gidiyor. 

Baş gövde ayak üçlemesi veya kafa kol el bel bacak ayak parmak artık say sayabildiğin kadar kast sistemleri de çıkış bulamıyor. 

Adil paylaşım, eşit paylaşım vb vs... Her kafa farklı, herkesin göz retinası, parmak izi uymuyor birbirine, uymayan herhangi bir şeyler için eşit paylaşım mümkün değil. 

Hukuk, çözülememiş zaten yüzyıllardır, kah onun elinde kah bunun elinde, hakimlerin keyfine kalmış, çoğu da  zaten torpilli, ideolojik vb vs.. 

Bir intihar oluyor; yorumlarda siydik yarıştırıyor yine insanımız. Hayata anlam yüklemenin ideolojisi nedir sizce? 

Ülkemiz insanının fikirleri hep devşirilmiş, dini yönden araplar, siyasi konularda da abd rusya çin ab devşirmiş zihinleri. Vermişler rüşveti oh bizimkiler nesil yetiştirecekler? Tıkandı bitti artık... 

Büyüklere saygı, küçüklere sevgi... Büyüklerin bir bebeği meydana getirdikten sonra bu çağda, çocuklarının zihinlerini dolduramamaları değil mi intiharların artmasının nedeni zaten.

İntihar haberleri verilmesin, kötü örnek oluyor gibi yorumlar var haberlerde .. Verme? Kendi yakınındaki ailendeki gençler intihar edince görürsün sen de gerçeği veya anlarsın bu çağ girdabına düşenin ölümden başka seçeneğinin olmadığını..

Bu son nesiller sonradan görme değil, önceden gören nesil. Fizyolojik, kimyasal, biyolojik zihinsen hayal düş vb vs 20 yaşlarında dolduruyor miadını artık.  

Yetinme duygusu kalktı artık. 

İnsanın mutlu olabilmesi için belli başlı neler var veya neler olması gerekiyor. İş aş eş sonra sosyal çevre gel git muhabbet et, düğün dernek ölüm kalım zamanında yanında ol vb vs..

 Çizgi film, dizi, sinema önceden gördürdü tüm acı haz neşe ve ızdırabı... Yaşanacak neleri kaldı zihinlerde hayallerde bu çocukların da, bizlerin de?

İster kendi bacağından as, ister toplu katliama uğrat, ister birbirine kırdır, ister virüs mirüs ölümcül hastalık yay....Ne ki? 

Dile kolay bir çok şey elbette. Kaç bin adet görüntü önce hikayelendi sonra senaryolaştırıldı sonra sinemalaştırıldı, artık kitapların hükmü gitgide kalktı ortadan. Gördükleri ile yaşadıkları uymuyor birbirine bırakın okumayı, yazmayı. Bir kelimeye kırk anlam yüklemeyi.. 

Kalkmış; Muhammed diyor, Atatürk diyor, Enver diyor, Che diyor, Ço diyor, şeyh diyor,derviş diyor, çocuk genç ihtiyar yaşlı erkek kadın, yiğit  kahraman diyor diyor da diyor... Lakin ne zihni ne de karnı doyuramıyor bu çağda. 

Sınırlar aynı, dünya aynı... Lakin durmadan ürüyor insanlar. Dün elli milyon, bugün 80, yarın 120 milyon.. Eh topyekün dünya da 6 milyardı, yedi milyardı, 13 milyardı... Kaldıramaz tabi toprak da su da omzumuzun üstündeki tahta veya taş da bu kadar artışı.. 

Göç et şehre, apartmana, fabrikaya... Devam... Bu nesiller cep telefonuyla tarım da yapamaz, hayvancılık da.. Geriye labaratuvar ortamında hazırlanmış gıdaydı, giyimdi, hayaldi, düştü hazır olacak.. Ehh hazıra da bu dünya dayanmıyor zaten... 

Her şey düğmeli vanalı abi... Kestiler mi vanayı, bastılar mı düğmeye ortalık tam bir hayvan pazarına dönüyor... Eh ne yapsın bu kadar hayvanlığa karşı yeni nesiller. Elbette intiharı seçecekler?? Ne verdin ki, ne istiyorsun? Ölümle mi, cehennemle mi, toz kül olmakla mı korkutacaksın bu nesli? 

Biraz fazla mı saçmaladım üstad? 

12 Ocak 2022 5-6 dakika 79 denemesi var.
Beğenenler (8)
Yorumlar (4)
  • 8 gün önce

    Kutluyorum gerçeklere ışık tutmuşsunuz Saygılar

  • 8 gün önce

    Günün yazısını ve şairini kutlarım.

  • 8 gün önce

    Sayısız kelime israfı bu çağ... Ne kadar da doğru. Kutlarım. Selamlarımla.

  • 8 gün önce

    Saçmalamak mı? Öyle güzel, öyle tane tane anlatmışsın ki insanlığın geldiği noktayı. Üstüne ne yazılır bilemiyorum. Hani ideoloji ve dine gönderme yapmışsın ya yazında, al benden de o kadar. Yirmili yaşlarımın öncesi ve sonrasında sanırım 25 yaşıma kadar sol görüşü benimsedim çevrenin etkisiyle. Baba baskısıyla namaz da kıldım oruç da tuttum. Şimdi bütün ideoloji ve dinlere karşıyım. Ne zaman ki tek başıma hayatın içine bodoslama daldım o zaman gerçekleri gördüm. Hiç bir şeyin ne kitaplarda ne filmlerde ne de çok şey bildiği düşünulen kişilerin söylemlerindeki gibi değil hayat... Zaman içinde gördüm ki; bütün ideoloji ve dinler ( (hangisi din veya ideoloji olursa olsun) önce insan vs için ortaya atılmış olsa da baktığında o ideoloji veya dini yönetenler hep nalıncı keseri gibi olmuşlar. Ne yerlerini kaybetmek istemişler, ne gücü, ne de getirisini... Eğitimi de kalkınmayı da istememiş büyük çoğunluğu. Sanat belki de sadece avuntu... Çünkü ezilen ve eğitimsiz kesimi kontrol altında tutmanın daha kolay olduğunu fark etmişler. En doğruyu onlar bilir, onlar söyler, onlar yapar. Neyse özetle işin içinde insan faktörü var. Ve insanın da çiğliği, iki yüzlülüğü ve daha da kötüsü açgözlülüğü var. Açgözlülüğün gözü karartma etkisi, yükseldikçe artan kibir ve egosu var.... Var da var yani... Sonuç bu işte... İnsani olarak olduğu yerde durmayı bırak bu çağda daha da geriye düşmüş insanlık... Sonra gençler ya intihar etsin ya da başka ülkelerden medet umsun... Ne desek boş, ne yapsak anlamsız. Biz neyiz ki sonuçta onların gözünde.... Hepi topu kahvehanede ya da benzer platformlarda üç beş kişi laf ebeliği yapar dünyayı kurtarırız anca... Var olasın kardeşim... Sevgi ve muhabbetle...