Firari Bir Aşk

Meczup bir düşün tanrısı olabilir gece…

İninde saklı gizi matem belleyen;

El yordamı seven nice şiir ve hece.

Damızlık bir gölgede saklı belki de mehtap:

Açık ara farkla yıldızlara uzak

Nice tuzak:

Ne de olsa mağdur düşlerin bekçisi şair:

Yaftalandığına biat

İçimdeki iklimi diktiği kadar sökük yüreği.

Damlayan hezeyan

Firari bir aşkın da kazasını kılan

Yanlı yansız nice ferman.

Ektiğini biçse de yüzü gülmeyen;

Şah damarından yakın her içi titreyen gülüşte

Vakur yalnızlığını Yaratan ile paylaşan.

Elemli bir sözlük

Sevgiden yana maruzatı varsa kimin;

Kimliksiz hecelerde devinen kalemin.

Aşkı kıyıma uğrayan yerli yersiz

Yine de sevdikçe sevesi gelir densiz şairin:

Alın terinde umudun ışıldağı

Aşkla yanan yüreğinde

Mutluluğa uzaklığı.

Devran ne töhmet altında

Ne de kırık asası hicabınla sarılı

Meşkin de güncesi.

Sevdalı bir şiire ağıtlar yakan,

Muktedir hüzün

Yalpaladıkça yüreğin hükümsüzlüğü

Kaybolduğuna mı yansın sadece için için?

Yasını tuttuğu ahir ömür

Telaşı belki de kalemin

Azığa almak adına hüzünlü yükünü.

Devasa çukura düşmeden nimet

Laneti de öteleyen şükür dolu yürek:

Kutsalı sevdanın pare pare

İnfilak eden hangi gölge ise

Acılar da başı gözü üstüne yarım yamalak

Nice gülüşün.

Bir terennüm daha yılgısı yalnızlığın;

Gözleri çakmak çakmak

Ahmak beyitlerin de izini süren aldatılmış şafak.

Ne çemkiren iblis

Ne de kin ve nefret umurunda şairin:

Sevgiyi katık yaptı madem bir kez matemine

Ölümüne gizine ve aşkına sadık

Mahrem imgelerin.

Boyutsuzluğunda saklı coşku;

Azap içinde geçen ömrün dinmeyen rüzgârı.

Fevri sevda

Felek kadar da sadık yarım kalan hayallerine:

Yiyip içtiği hangi müzmin hüzünse

Bağdaş kurmuş bir kez yüreğindeki otağa.

Mazinin meali maden geçen her gün ve gece

Matemin yeknesak hikmetine mi şiar edinsin umudu?

Köreldiği kadar ılık melteminde yağız dizelerin

Kardığı nice güzellik ve insan

Bilir ki Rabbi;

Huzuruna eşlik eder

Ve dile gelir her hamt ettiğinde.

Gönül gözünde sükûn saklı

Sevgiyi baş tacı hüznü de sıra dışı bilip

Kavrulduğu kadar ateşi ile İlahi Aşkın.

Her beyanı bir hutbe kadar içten

Nemlenen şiire bir kılıf daha biçen yerli yersiz

Haznesinde tıkış tıkış da yürek

Boyun eğdiği yağmurun izinde bir kabulleniş:

Yandıkça yazan;

Yazdıkça yanan her hecede saklı gönül gözü

İhbar ettiği elbette içindeki gizin savurduğu nice gözyaşı.

04 Aralık 2019 1409 şiiri var.
Beğenenler (3)
Yorumlar