Güz Söyleşisi -III-

1. 

yokluğun

herhangi bir cümleye anlam katmayan

ülküsünü yitirmiş

söz demetleri biriktirdi parmak uçlarımda

öyle bir gidesim var ki herşeyden...


2. 

dış dünyaya ayak uyduramayan

iç sesimin

ilkeli duruşu

boyun eğdirmedi o en anlamlı sözcüklerime

başka bir öyküye yazılan

yeni cümleler kurmadım


3. 

kalabalık hayallerim olmadı hiç bir zaman

-ki yokluğunda

kalabalık hayalleri şekillendirecek kadar

doğurgan değil seslerim


4. 

sustum

sessizliğimin sivri yanlarında kanadı

içime sığmayan sesler

göz yaşlarımla yıkadım

kirpiklerimi kefen bilen

direniş türkülerini


5. 

içimden uzaklaşamayan gitmelerim oldu

iki iklim ötesi meçhul

eski heyecanlar yüklü

yeni sesler tanıdım


6. 

öylece bırakıp gitmek olmazdı

içimin sana hasret yanını

gitmedim

mevcut zamandan azade

bir sır mühürledim yüreğime

beni hiç terk etmeyecek...


7. 

olanca hızıyla akıyor zaman

berisi hasret ötesi yokluk

çok merhaba öldürdüm yeni yüzlerde

çıkamıyorum senden


8. 

bir helâllik almadan

yüreğimden ve kirpiklerimden

sesimi ses etmeyeceğim

kıyısında dizelerin tutuştuğu

yeni bir merhabanın ç/ağrısına


Birinci Ses;

varıp gelsem kapına

sesim sesin olsa

sesin özgürlüğüm olsa...


İkinci Ses;

narin bir yara kabuğusun hiç iyileşmeyecek

dokunursan kendi kanında boğulacak sırrım

bırak öyle kalsın...


Kalabalık;

iki farklı yarım bir tam etmez...


Otorite;

konuşma hürriyetiniz kısıtlanmıştır diyordu

Kitabın tam da orta yerinden...



Yitik bir zamanın gölgesinde...

17 Mayıs 2019 46 şiiri var.
Beğenenler (8)
Yorumlar