Suskun ve Siyah 10

Eve gitmek için yola koyuldum. Yüzümde hala bir tebessüm vardı. Eve gittikçe yaklaşıyordum. Oturduğumuz yerler birbirinden çokta uzak değildi. Sadece 5-6 sokak vardı aramızda, görüşmek istediğimizde öyle uzun yollara gitmeyecektik. Bu zamana kadar Janset'i nasıl oldu da farketmemiştim. Gerçekten de kendimi fazlasıyla soyutlamışım sanırım. Sonra aklıma düştü. Acaba Janset beni mi gözlemledi? Orada olacağımı biliyor muydu? Bir sürü soru oluştu aklımda. Bunları düşünürken evin önüne varmıştım. İçeriye girdim. Üzerimi değişip bir şeyler atıştırdıktan sonra kendimi yatağa attım. Öylece uyumuşum. Uyandığımda dün yaşananların gerçek olduğuna inanamıyordum. Telefonu elime aldım. Saat bir hayli geçmiş ve işe geç kalmak üzereydim. Hızlıca toparlandım. İş yerine gitmek için yola koyuldum. Janset'i gördüm, el sallayıp saati işaret edip geç kaldığımı anlatmaya çabaladım, el ve kol işaretleriyle. Anlamış olmalı ki hoşcakal dercesine elini salladı. Geç olsa da işe gitmiştim. Sonra rehberime göz attım. Janset'in ismine rastladım. Hemen " Günaydın, kusura bakma işe geç kaldığımdan acelem vardı." Diye mesaj attım. Herhangi bir cevap mesajı gelmedi. O gün boyu Janset'i düşündüm. Akşam eve giriyorken telefonum çaldı. Janset arıyordu. Neden bilmiyorum ama cevaplamadım. Bu sefer de mesajlar üst üste gelmeye başladı. Biraz zaman geçtikten sonra aradım. Biraz azarlar şekilde " Nasılsın?" dedi. İyi olduğumu söyledim ve onun nasıl olduğunu sordum. Bir şey sormak istedigini belirtti. "Tabi sor." dedim. "Yarın için planın yoksa bizde yemeğe davet edecektim." Dedi. Kabul edemeyeceğimi ve kabul etsem de çok utanacağımı söyledim. Israrı üzerine kabul ettim. Telefonu kapattıktan sonra sanki bir kuş gibi sevinçli ve de yapraklarını döken bir ağaç gibi hüzünlüydüm. Kah gülüyor kah somurtuyordum. Biraz da şaşkındım. Daha tanışmamızın üstünden pek bir zaman geçmemesine rağmen yemeğe davet edilmiştim. Hemde Janset'in ailesiyle tanışacaktım. Düşündükçe geriliyordum. Az konuşan birisi olarak sohbet açıldığında nasil konuşacaktım. Kısa kısa cümleler kurup kestirip atacak mıydım? Yoksa kendimi uzun uzadıya cümleler kurmak için zorlayacak mıydım?

Tuhaf bir şekilde kendimi bunları düşünmekten aldım. Janset aklımdan çıkmıyor. Gülümsemesini sanki gözlerimin önünde görüyordum. Beni değiştirmeye başlamıştı sanırım. Somurtkan, huysuz, aksi ve nalet olan ben gidiyor gibiydi. Yerini tebessümlere, her şeyi bir hevesle yapan birisine bırakıyordu.

25 Nisan 2021 2-3 dakika 3 öyküsü var.
Yorumlar