Fücur...

İlk fetihten bu yana yanmadık mı sanki çıra gibi?
Haşa; kelamım bilin ki siz görebilenlere değil,
Nurun aydınlığında kalem oynatamayan Muhadramunlara!
.
.
.

Nasıl da korkunç hayatları vardır onların
Ol dendiğinde ılık meltemlerdi belki sebebi geç kalmışlıklarının
Delik deşikti vücutları gözyaşları kan kan,
Kana kandı aslında şehadet öncesi yeminleri

Kureyş – Cihangir seferlerine öncü kuvvet gerillaları!

Nereden bilinebilirdi ki? *O dönem
Böylesine evrimleşebileceği Ebabil nesillerinin
Ve sahne denildiğinde buram buram Buhari kokarken üst başları Alimlerin
Minicik n-un tepeleri kerteleyecekleri ruh aynalarına... Nereden bilinebilirdi?
Dahi
Sonrasındaki dinmez hicran
Her birinin kafası bi dünyayken üstelik...

Sahi
Var mıydı? Af dilerken G-özlerinde pişmanlık Zibari'nin!

Ki
*O dönem Başı çeken Eşeğin eti
Haramlı tevekkülken Develer kervanında
Rahiplerin ters istavrozlarına kandı Mecuzi bir çocuğun ruhu
Ve
Öylesine tatminsizdi ki köleliğinde; Yalvar yakar dile geldi Hurma bahçelerindeki falaka!

Helal etme vakti gelmemiş midir artık haklarımızı tüm günahlara?
.
.
.
Farisi hendeklerine defin,
sarı akreplere leş evren muamması ruhunda...

Er kişi niyetine El Fatiha!

Yıldıray Kızıltan

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış