Har

-I-

Kendiğilinden başlar

Resimler camlara tek tek söverken

Buğu

Eksilir

Gözler resim olur

Kış

üşüyorum çok ve baharı çekiyorum içime alev olsun

Ve sen güncel sarhoşlukta bir masal

Sınama

Kalpler kendiliğinden başlar filme

Eğer bir sinemada değilsen

Çoksundur ama yok olan bir çoklukta

Girdabinda

Eksilir kamera olursun

“bir ömür geçse de parlak ve ıslak

-eksilir- buğu senin yüzün asıklığa yönü dönük

Kırılgansın"

Başa çıkılmaz votkanın tuttuğu boyun siniri gibi

-Vişnemsi-


-II-

“parlak gövdeli bir kuşaktır yüzümde monolog yazan ümit tortuları.sakın gitme dediğimde gidersin sen ve ıssız şampiyonu olursun örümcek grisi vakaların.bir polis gibi kokarsın ve bir ajandır yüzün"

Çok büyükler ajans dinlerler eskidir umarsın

Hatırlarsın

Kış

Donuyorum kelimelerim parçalanıyor ateşler altında

Şimal yine asker sesleriyle vurgu yapıyor bölünmüşlüğüne

Eksiliyoruz

“Senim bensizliğimle ben

benin sensizliğinle sen


-III-

Kendiliğinden başlar

Damlalar ruhuna vurur

Kristalleşmiş buğu keserken yüzünün gamsızlığını

Dört dönerken ortalarda bir yerde ağaçlar çoğul ölür

-ölürsün-

Bırakıp yaşayamam bir sinemada

Ve kış gibi beni

kınama

“Bırak baharı alayım yosun tutmuş bronş kıvrımlarıma

Hece geceyi harcasın bırak oyunlara dalayım

Keskin hüzünlere

Keskin namlular gecesi olsun bu

Ölümüne prova

Birinci plandan gelmeyen umutlu ilkbahara geçiş

-ikinci plan- vesaire


-IV-

Benim sensizliğimle sen

Senin bensizliğinle ben

Tamamlarsın…

Kendiliğinden…

Selim Koç

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış