Lahit

gülüşü kara bulutların ardında gizlenmiş Ay

ve sokakların taçsız efendisi derin sessizlik var

kentin zamanında bu gece


bu sessizlikte

parmaklarımın

kalemle kağıda aracı olmak hissiyatı

dem vuruyor imgelerin bakir zamanlarından

dokunsam birinden birine

çapulculuk sayılacak belki de

yazgılarının bir kısmını sol yanlarında salamura etmişlerce


ama uyudukça onlar

uyumak zül geliyor gözlerime

hele ki

lahdinden kaçmış

bir uyurgezerken sevdanın ilk hali


bir kaçak gibi gizlensem de

yakalanacağım biliyorum

ele verecek 

hasret yoksunu duvarların sesi

ve tütünün acı kokusu


dokunacak 

dokunacak ve

olmayan gamzelerimde belirecek

alfabeyi yeni sökmüş bir çocuğun utangaçlığı

hızlıca büyüyeceğim sonra

ama o yine benden önce ölecek

ben kadim bir dilde

tarih düşeceğim yine taşların üzerine


bundandır

ucu sivriyken henüz kalemin

ilk benim dokunmam gerekir ona

boynumda büyük harflerden bir muska ile



‘GİT UYU’

18 Nisan 2021 43 şiiri var.
Yorumlar (1)
  • 7 ay önce

    "bu sessizlikte/parmaklarımın /kalemle kağıda aracı olmak hissiyatı /dem vuruyor imgelerin bakir/zamanlarından" alıntı yaptığım kısmın düşüncesi 'şiir' in ne olduğu hakkında da bilgi veriyor. Bu konuda birçok tanım ve açıklama vardır elbette. Ki onlardan biri de, kelimelerin anlamları hakkında bildiğimiz algıları silmek ve ilk hallerine, insansız bakir zamanlarına gitmektir. Şiirinizi okuyunca aklıma gelmişken paylaşmak istedim. Kaleminize sağlık, sevgiyle.