Sevdayı Kaybettik

Bir ihtiyar oturuyordu köy kahvesinde,

Gözlerinde yaşayamadıklarının özlemi...
O gün çözdüm hayatın gizemini!


______________


Alnımdaki elem çizgileri kırlangıç sürüsünün
Göç güzergâhı olmuşken,
Yaygarayı çoktan basmıştı takvimler!
Ömrüm, bir mahşer tenhalığında beklerken
Kıyametin kopmasını,
Acı hatıralar,
Beynimde bir yiv boşluğuna vidalandı
Zaman çıt çıkarmamıştı alırken intikamını.

Bulutlardan habersiz mevsimler savıyordum.
Sürü benden çoktan ayrıldı.
Bir gün dikilebilirsem ince bileklerim üzerine;
Ellerimi sokup sevdalık görmeyen ceplerime,
Gösterişi bol, hakikat yoksunu hayallerle
Plastik tebessümler alacağım en ucuzundan!

Nabızlarım kırbaçlıyor kalbimi!
Şakağımda bir çığlık!
Artık unut…!
Yaşamıyor o umut!
Hayır, mazoşist değilim...
Tutunmak içindir acıya olan ihtiyacım
Vuslatta bir umut!
Yutkunamıyorum!

Yoksa, Beko’dan ilham alanlar
Yazmadılar kâğıda kavuşmayı…
İki mezar taşı mem ile zin!
Çok gördüler garibanlara vuslatı…
Acıya tutsak belledik onca yıl sevdayı
Kavuşmak olmasa;
Boşuna mı sürüdü dizlerini çöl’e Leyla?
Mecnun boşuna mı çilekeş düştü yola?
Biterse inançlar, aşka
Aşınmaz yollarda ne giyersen giy.
Bağcıklar karar vermişken kopmaya,
Çıplak ayakların sağlam olsa ne fayda!

Geçmişe aitse gülüşmüşlüklerimiz
Neden kimse gülmüyor eski fotoğraflara?
Ağlıyoruz o günler gelince akla
Yığılıp bir koltuğa küçük kırıntılarla
Birikiyor göz pınarında bir avuç yaş
Gözler cismi olmuşken hüznün
İhtiyarlık bükmüşken belimizi
Kim çeker şimdi bizi.
Elle yazılmış olana inanıp
Sevdayı kaybettik alkışlayalım kendimizi…!

_______________
03.03.2020 --  22.02
_______________

21 Mayıs 2020 2 şiiri var.
Beğenenler (2)
Yorumlar